MANGO TARIMI

 

Hindistan'ın bu meşhur meyvesi hakkında Avrupalıların düşünceleri çok değişiktir. Bunlardan bazıları kokusunun neft yağına benzediğinden, Mangodan hoşlanmadıklarını ve bazıları da Mango gibi koktuğu için neft yağını sevmediklerini söylerler. Gerçekten, ilk defa yendiği zaman keskin kokusu insanda meyvenin üzerine gaz dökülmüş hissini bırakır ise de; alışıldıktan sonra bu koku hissedilmemektedir. Mango daha çok Orta ve Güney Amerika, Asya ve Afrika ülkelerinde üretilmektedir.

Anavatanı Hindistan olan Mango ağacının gövde kabukları kahverengi-kırmızı renkte, yüksekliği ise ortalama olarak 15-20 m. Arasındadır. Mango ağacı genellikle çok düzenli gelişmiş bir taca sahip olup yaprakları, uzunca, kenarları dalgalı ve üzerlerinde 22-30 sarı damarı vardır. Yeni fışkıran genç yaprakların rengi kırmızı-sarı ve sonradan açık yeşildir.

Meyvelerin irilik ve renkleri cinslerine göre bir tavuk yumurtasından bir kiloluğa ve sarıdan kahve rengine kadar değişebilir. Şekilleri genellikle yassı ve uçları bir az sivri ve bir az da kıvrık olup yüreğe benzer. Meyvelerin üzerindeki ince kabuklar bazı cinslerde el i1e kolaylıkla soyulabilir. Meyvenin eti sarı veya açık turuncu renkte, gayet sulu, lezzeti bir az ekşi ve bir az da trebentin kokusunu andıran keskin bir kokusu ve aynı zamanda meyvelerin içinde dış kabuğunun elyafıyla meyve etine yapışık bir de büyük çekirdeği vardır.

Biraz kurak iklimi seven Mango ağacı yalnız tropik bölgelerde yetişebilen bir bitki değildir. Nitekim kuzey Hindistan'ın subtropiklerinde başarıyla yetiştiği gibi uzun sürmemek şartıyla sıfırın altında bir kaç derecelik soğuklara da dayanabilmektedir. Ancak mango,  ağacındayken 30 °C nın altında olan sıcaklıklarda verim vermez. En iyi Mango ağaçları, 400 m. yükseklikte, derin tabakalı ve kuvvetli topraklarda yetişir, bununla taban su seviyesi yüksek olan araziden zarar gördüğü için bu gibi yerlerin drenajı gereklidir. Su geçirgenliği iyi olmayan topraklar da Mango için elverişli değildirler.

Mango ağaçları, genellikle tohumdan fidan yetiştirmek ve bunları aşılamak şekliyle üretilir. Sayıları bilinmemekle beraber bir kaç çeşit doğrudan doğruya tohumdan da üretildikleri durumda da özelliklerini korurlar. Bu durumda tohumlar önce yastıklara dikilerek fidan yetiştirilir ve bunlar 8-12 aylık oldukları zaman 7,5-10 X 7,5-10 m. aralıklarla bahçelere şaşırtılır. Aşılanmak şekliyle yapılan üretmelerde ise; tohumlardan elde edilen fidanlar, ortalama 2-3 yaşına girdikleri ve yahut da gövdelerinin çapları 2,5 cm.e geldiği zaman aşılanırlar. Ağaçların kabukları kalın olduğu için göz aşılarının sıkıca bağlanması gerekir.

Mango ağaçları 5-6 yaşından itibaren meyve vermeğe başlayarak tropik ülkelerde yılboyu; sub-tropik ülkelerde ise cinslerinin özelliklerine göre yılın belirli aylarında yalnız bir defa meyve verirler. Kuzey Hindistan'daki köy bahçelerinde, köy ve büyük transit yolları kenarlarında çeşitli zamanlarda olgunlaşan çeşitler yan yana dikilmek suretiyle, mart ayından temmuz sonuna kadar olgun meyve elde edilir. İş aramak üzere yaya olarak uzun yollar giden işçiler, çoğu zaman bu meyve ile geçinirler.

Mango hem taze olarak tüketilir hem de baharat ile bir çok turşu, reçel, pekmez ve yemekler yapılır. Bundan başka ham meyvelerden kurutulmak suretiyle nişasta ve kurumuş çekirdeklerin döğülmesiyle de unu çıkarılır. Ayrıca, meyve salatalarında, meyve suyu olarak, kokteyllerde, pasta yapımında ve süslemelerinde, yemeklere aroma ve lezzet katmak için, dondurma ve sos yapımında da kullanabilirsiniz. Diğer önemli Mango cinsleri şunlardır: Magnifera coesia, M. foetida, olup bunların çeşitli isimler ile anılan bir çok çeşitleri vardır.

Olgunlaşmamış mango, satın alınmışsa olgunlaşana kadar oda sıcaklığında 3-5 gün saklanır. Olgunlaşmış mangoları kapalı plastik çantalarda sebzelikten uzak bir yerde 3-4 gün buzdolabında saklanabilir.

Mango gelişiminin bütün evrelerinde kullanılabilen bir meyvedir. Yeşil ya da olgunlaşmamış mango olgunlaştıkça glikoza, sakroza ve maltoza dönüşen nişasta içerir. Bu nişasta mango olgunlaşmasını tamamlayınca tamamen kaybolur. Yeşil mango zengin bir pektin kaynağıdır. Fakat çekirdek oluşmaya başladıkça pektin yavaş yavaş kaybolmaya başlar.