etoprakana  

Geri git   etoprakana > HAYVANCILIK > KÜMES HAYVANLARI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Eski 01-03-2014, 06:27 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. Saka:


Serçeden biraz daha küçük olan saka (Cardueli carduelis) çok güzel öter. Türkiye’de yaşayan kuşlar içinde en parlak renge sahip olan- lardan birisidir. Sakaların en belirgin ve diğer kuşlardan ayırıcı özelliği, parlak kırmızı renkli yüzüdür. Yüzünün yanları ve kuyruksokumu beyaz, tepesi ve kuyruğu siyahtır. Siyah renkli kanatlarındaki geniş ve parlak sarı renkli birer çizgi uçarken belirgin bir biçimde görülür. Dişi sakalarda yüzdeki kırmızılık çok yaygın değildir. Başın gerisindeki tüyler ve kanat uçları benekli- dir veya kahferengi küçük noktalıdır. Burun kılları grimsidir. Erkekte bu tüyler siyahtır. Dişi- ler Mayıs ya da Haziran aylarında, genellikle meyve ağaçlarına yuva yaparlar. Yosun, ot ve yünlerin, örümcek ağlarıyla birbirine bağlandığı yuva, kıllar ve meyve artıklarıyla döşenir. Yuva- ya bırakılan yumurtalar 3-4 tane kirli beyaz renk- li ve az sayıda kahverengi beneklidir. Saka Tür- kiye’nin bütün bölgelerinde ürer. Türkiye’de meraklıları sakaları, tek kenesetli, çift kenesetli ve zincir kenesetli gibi gruplara ayırarak değer- lendirirler. Saka kuşları kafeslerde üretilebilme- sine rağmen, genelde ağaç dalları ile donatılmış salmaları tercih ederler. Üretim salmaları olabil- diğince doğal ortamlarına yakın olmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Eski 01-03-2014, 06:27 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. İskete:


Küçük yapılı ve 12 cm uzunluğunda olan iskete (Cardelus spinus) Asya’nın doğusu ile Avrupa’da yaşar. Türkiye’de yalnız Karadeniz bölgesinde üremektedir. Erkeğin tepesi, alnı ve gaga altı siyah, göğsü, kanat bantları, yüzünün ve kuyruğunun yanları sarıdır. Dişinin kanatlarında benzer desenler görülürse de başı ve gövdesi daha soluk renklidir. Özellikle iğne yapraklı ormanlarda yaşar. Tohumla beslenir. Cıvıltılı sesleri kışın ve göç sırasında Türkiye’nin hemen her yerinde duyulabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Eski 01-03-2014, 06:28 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. Şakrakkuşu:


(Pyrrhula pyrrhula) 16 cm uzunluğunda ve tombul görünüşlüdür. Islığa benzer bir sesle öter. Üst bölümleri siyah ve boz, kuyruksokumları beyaz, alt bölümleri erkeklerde kırmızı, dişilerde soluk kahferengidir. İskete gibi Türkiye’de yal- nız Karadeniz bölgesinde ürer, ama kışın iskete- den farklı olarak Karadeniz, Marmara ve Ege bölgeleri dışında görülmez. Üreme mevsiminin dışında küçük sürüler halinde bir araya gelebilir- ler.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Eski 01-03-2014, 06:28 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. Florya:


Coğrafi dağılımı Asya’nın bir bölümünden Avrupa’ya ve Kuzey Afrika’ya uzanan florya (Carduelis chloris) Anadolu’nun doğu ve güney- doğu kesimleri dışında Türkiye’nin bütün bölge- lerinde üremektedirler. Erkek dişiden daha iri ve daha parlak renkli, alt bölümleri sarımsı yeşil, üst bölümleri daha koyu renkli olmasıyla dikkati çeker. Zengin ve cıvıltılı ötüşü uçarken ve tüner- ken farklıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Eski 01-03-2014, 06:28 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. Ketenkuşu:


(Acanthis canbina) Türkiye’nin her yerin- de görülen oldukça soluk renkli bir türdür. Ba- harda üreme mevsimi yaklaşırken erkeğin tepe ve göğüs tüyleri kızarır, melodik sesi duyulmaya başlar.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Eski 01-03-2014, 06:29 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. Kanarya:


(Serinus canaria) 400 yıl önce evcilleşti- rilmeye başlanmış, günümüzde renk ve ötüş özellikleri farklı bir çok kanarya soyu elde edil- miştir. Yeşilimsi veya sarı tüylü, oldukça kısa ve kalın gagalı, kanatları uzunca ve sivri, kuyruğu orta uzunlıkta, küçük bir kuştur. Bütün Afrika’ya yayılan kanaryanın 22 türü vardır. Eskiden Ak- deniz’in kuzeyinde bulunmazken, şimdi hemen hemen bütün Avrupa’ya yayılmış gibidir. Anayurdu Kanarya adalarıdır. Seleksiyon ve melezleme yöntemleriyle boy, tüy ve ses bakı- mından farklı pek çok soy elde edilmiştir. Serinus pullus türü Kafkasya, İran, Anadolu ve Türkistan’da yaşar. Afrika’da yaygın diğer türle- ri ise Mozambik Kanaryası (Serinus icterus) ve Sainte-helere kanaryasıdır (Serinus flaviventes). Günümüzde en fazla bilinen kanarya soylarından "Norwich" koyu turuncu tüyleriyle, "roller" dur durak bilmez şakımasıyla tanınır. Kanaryalar yılda ortalama 4 yumurta yaparlar, ortalama kuluçka süresi 13-14 gündür. Yavrular yaklaşık 28 günde uçabilecek kadar tüylenirler. Kanarya- larda seksüel olgunluk yaşı 1 yıl olup, canlı ağır- lıkları 12-29 g arasında değişir.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Eski 01-03-2014, 06:32 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1.1. Muhabbet kuşları:


Anayurtları Avustralya’dan yeryüzünün dört bir tarafına götürülmüş en sevilen kafes kuşlarından birisidir. Yabani muhabbet kuşunun (Melopsittacus undulatus) üst bölümleri soluk yeşilimsi sarı, kanatları koyu kahverengi eğri çizgilerle nakışlı, alt bölümleri ve kuyruk soku- mu parlak yeşildir. Yüzünde parlak mavi lekeler bulunur. Kuyruğunun ortasında yer alan telekler de parlak mavidir. Genellikle çalımsı bitkilerle kaplı kurak alanlarda, ağaç kovuklarında büyük sürüler halinde yaşarlar. Kafeslerde çiftler halin- de birbirlerine sokularak yaşamayı sevdiklerin- den ve insanlara çok kolay alıştıklarından bu kuşlara muhabbet kuşu denmiştir. Uzun yıllar özenle seçilerek üretilen muhabbet kuşlarının gök mavisi, kobalt mavisi, mor, leylak, zeytin yeşili gibi çeşitli göz alıcı renkler taşıyan soyları geliştirilmiştir. Muhabbet kuşları genellikle 5 -10 yıl kadar yaşamaktadırlar. Genç muhabbet kuşla- rı daha çabuk, daha kolay taklit etme ve konuş- ma öğrenebilirler. Erkek kuşlar kolayca konuşma öğrenebildikleri halde, dişiler çok ender olarak öğrenebilmektedirler. Muhabbet kuşları genel olarak çocuk ve bayan sesini çabuk ve kolay öğrenebilmektedirler. Halen dünya’da 50 milyon civarında muhabbet kuşunun bulunduğu sanıl- maktadır.
Muhabbet kuşları 18 cm boyunda olup, kuyrukları uzun, gagalarında kırma işini görmek üzere, küçük diş girinti çıkıntıları vardır. Gagala- rı kısa ve kalındır. Dişi ve erkekler aynı büyük- lükte ve aynı renkte olabilirler. Erkek muhabbet kuşlarının gaga üstünde mavi, dişilerinde pembe renkte tüysüz bölge bulunur. Muhabbet kuşları iyi bir tırmanıcı değildir. Buna karşın oldukça iyi uçma yeteneğine sahip olup, çok uzun mesafele- re uçabilirler. Yılda 2 veya 3 defa kuluçkaya yatarlar, her üreme sezonunda 4-6 yumurta ya- parlar. Kuluçka süreleri 18 - 21 gündür. Yavrular 4-5 hafta sonra yuvadan uçarlar. Ancak beslen- meleri 7. haftadan itibaren kendine yeterli hale gelir. Kuluçka döneminde dişi kuş erkek kuş tarafından beslenir. Muhabbet kuşlarında seksüel olgunluk yaşı yaklaşık 6 aydır. Canlı ağırlıkları 42-48 g arasında değişir.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Eski 01-03-2014, 06:32 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

1. Bülbül


Armoni zenginliği açısından eşsiz, duru ve güzel ötüşüyle tanınan bülbül (Luscinia megarhynchos) ötücü kuşların simgesi, şairlerin esin kaynağı olmuştur. Diğer kuşlar gibi yalnız gündüzleri değil geceleri de öter. Uzunluğu 15 cm’yi biraz aşan bülbülün gövdesinin üst bölüm- leri koyu, alt bölümleri açık kahverengi, kanadı ve kuyruğu ise kızıl kahverengidir. Ardıç kuşla- rıyla aynı familyadan olan bülbül kışı Afrika’da geçirdikten sonra baharda üremek için Asya ve Avrupa’ya göç eder. Bülbüller özellikle rutubetli bölgelerde çalılarla kaplı korularda yuvalanır ve sık bitki örtüsü arasına gizlenirler. Üreme döne- minin sona erdiği Temmuz-Ağustos aylarında Afrika’ya dönerler. Bülbül yuvası kuru yaprak- lardan yapılmış bir çanak biçimindedir. Yuvala- rını genellikle ısırgan otları ve böğürtlen gibi ormanaltı bitki örtüsünü oluşturan sık çalılıkların arasına yaparlar. Dişi bülbül bu yuvaya zeytin yeşili renginde 4-5 yumurta bırakır. Yavruların göğüsleri kırmızı beneklidir. Avrupa’nın kuzey- doğusu ile Sibirya’da üreyen ardıç bülbülü (Luscinia luscinia) de görünümü ve yaşamıyla bülbüle çok benzer. Bu kuş da bülbül gibi gece- leri öter, ama sesi, gerçek bülbülün ötüşündeki yükselen tempoya ulaşacak kadar gür ve zengin değildir. Bülbülle aynı familyadan olan kızılgerdana nar bülbülü de denir. Türkiye’nin güney bölgelerinde yaşayan arap bülbülünün gerçek bülbülle hiçbir akrabalığı yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Eski 01-03-2014, 06:32 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

Bakım ve Besleme


Kafes kuşları enerji, protein, amino asit ve mineraller yönünden iyi dengelenmiş bir rasyona

gereksinim duyarlar. Bu kuşların beslenmeleri genelde bitki tohumları iledir. Bunun yanında gelişmiş ülkelerde özellikle papağan gibi türler için hazırlanmış pelet yemler kullanılmaktadır. Kanarya rasyonları, kolza, nijer ve keten tohumu gibi yağlı tohumları içermelidir. Kanaryalar ak darı sevmediğinden rasyonlarında yer almamalı- dır. Rasyonda darı, ayçiçeği, yulaf gibi tohumlar kullanılıyorsa bu yemlerde A, B ve D vitaminleri ve bazı mineraller yeteri kadar bulunmadığından vitamin karışımlarından yem veya sularına ka- tılmalıdır. Bunların yanında kafeste bakılan kuş- lara yeşil gıdalar verilmelidir. Yeşillik deyince ilk akla gelen kıvırcık salatadır. Ayrıca ıspanak, maydanoz, kereviz yaprağı, yonca gibi bitkiler kuşlar tarafından sevilerek tüketilir. Özellikle goncaları ile birlikte ağaç dalları hem besleyici- dir, hem de oyuncak vazifesi görürler. Ancak çam ve köknar gibi iğne yapraklı ağaç dalları kesinlikle verilmemelidir. Meyve olarak elma ve armudun yanında parçalar veya rendelenmiş halde havuç çok değerli bir besindir. Yavrulara kuluçka sonrası ilk birkaç gün canlı yem olarak küçük tırtıl ve böceklerin verilmesi oldukça ya- rarlı olur. Değerli birer protein kaynağı olan haşlanmış yumurta, tuzsuz beyaz peynir ve süte batırılmış ekmek haftada 1-2 kez verilebilir. Beslemede ani yem değişikliklerinden kaçınıl- malıdır. Böyle durumlarda yeni yem tedrici ola- rak öğüne katılmalıdır. Yemleme sürekli önünde olacak şekilde değil öğünler halinde yapılmalı- dır. Aksi halde kilo alma ve hareketsizlik yaygın görülen problemlerden birisidir. Kuşlar genelde su gereksinimlerini yedikleri yemlerden karşılar- lar ve çok az su tüketirler. İçme suyu daima önle- rinde bulunmalı, temiz ve iyi kaliteli olmalıdır.
Kuşların tükettikleri tohumların öğütülme- sine yardımcı olmak amacıyla hazır kuş kumu daima kafesin zemininde veya ayrı bir kapta hazır bulunmalıdır. Bilhassa tüy dökme zama- nında ve yumurtlama döneminde kalsiyum ve fosfor gereksinimini karşılamak için mürekkep balığı kemiğinin yanında hazır kuş taşları veya toz halindeki preparatlar yem ve sularına ilave edilmelidir.
Kuşların barındığı kafesler içine konacak hayvan sayısına, hayvanın büyüklüğüne ve da- mızlık olarak kullanılıp, kullanılmayacağına göre yeterli büyüklükte olmalıdır. Örneğin bir çift muhabbet kuşu için 75x30x40 cm boyutlarında bir kafes yeterlidir. Genellikle kanaryaların ev içinde serbesçe uçmalarına izin verilmez. Bu nedenle kanaryalar kanatlarını kullanabilecekleri
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Eski 01-03-2014, 06:33 AM
yakupy yakupy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Mesajlar: 1.520
Standart

Sağlık Koruma


Yetiştiricilikte koruyucu hekimlik ya da bir diğer ifade ile canlı güvenliği (biosecurity) daima ön planda tutulmalıdır. Kafeste yetiştirilen kuşların diğer kuşlar ile veya doğal hayattakilerle teması engellenmelidir. Kuş alırken tanınmış, sertifikalı satıcılardan alınmalı, yeni alınan kuş- lar en az 1 ay diğer kuşlardan ayrı barındırılma- lıdır. Özellikle Salmonella gibi mikroorganizma- ların taşıyıcısı olan fare ve rodentlerden uzakta tutulmalıdırlar. Gerekmedikçe diğer kuş çiftlikle- rine gidilmemeli ve ziyaretçiler kontrol altına alınmalıdır. Mümkünse kafesler kilitlenmeli- dir.Yemlik ve suluklar sık sık temizlenip dezen- fekte edilmelidir. Hastalık anında tüm ekipman ve altlıklar kaldırılıp, temizlenmeli, mümkünse tütsüleme yapılmalı, hasta hayvanlar ayrı bir bölmeye alınarak tedavi edilmelidir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:09 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2018, vBulletin Solutions, Inc.