TÜRKİYE'DE KULLANILAN GÜBRE ÇEŞİTLERİ

AZOTLU GÜBRELER

 

ÜRE

 

Çok çeşitli azotlu gübreler olmakla birlikte, azotlu gübre tavsiye edilirken burada İGSAŞ tarafından üretilen azot kaynağı olarak Üre gübresi ele alınacaktır. Azotlu gübre olarak ürenin tavsiye edilmesinin pek çok sebebi vardır. Bu sebeplerden başlıcalarını şöyle özetleyebiliriz.

 

%46 N oranında saf azot ihtiva ettiğinden,az bir hacimle daha fazla miktarda besin maddesi bulundurur. Bu konsantre olma özelliği taşıma,depolama ve kullanımda da büyük kolaylık sağlar. Dolayısıyla ekonomik bir gübredir. Toprağa verildikten kısa bir süre sonra bitkinin kolayca faydalanabileceği hale gelir. Ürenin toprağa atılmasından hemen sonra üzeri örtülmeli ki azot kaybı önlensin.

 

 Üre CO(NH2)2 kimyevi formülünde olduğu için saf azot kaynağıdır. Bünyesinde azottan başka toprakta kalıcı dolgu maddesi ya da başka madde artıkları bulundurmaz. Az miktarda bir rutubette eriyerek derhal bitkiye yarayışlı hale gelir. Toprak reaksiyonu bakımından da menfi bir tesir göstermez.

 

Üre pozitif yüklü (NH4)+ formül sayesinde ,(-) yüklü toprak koloitlerine iyice tutunur. Bu ürenin çok önemli bir özelliğidir.Zira bu sayede ülkemizdeki topraklarda yıkanma suretiyle meydana gelen azot kaybı önlenmiş ve azotun toprakta uzun müddet saklanması imkan dahiline girmiş olacaktır. Böylece bitkiye bütün gelişme periyodu boyunca devamlı ve sürekli azot temin edebilecektir. Ayrıca yıkanma tehlikesi olmadığından ekimden önce ve ekimden sonra veya ihtiyaç olduğu anda toprağa verilebilecektir. Üre sahip olduğu pril yapısından dolayı kolay kullanılır. Kolay ve emin bir şekilde muhafaza edilir.

 

KALSİYUM AMONYUM NİTRAT (CAN)

 

Azotlu gübreler içerisinde yurdumuzda ve dünyada en çok %26 Azotlu CAN kullanılmaktadır. Terkibinde %26 Azot bulunur. Amonyum nitrat gübresindeki azotun yarısı nitrat,diğer yarısı da amonyum formundadır. CAN gübresi, bir taraftan bitkiye ihtiyaç duyduğu nitratı hazır olarak temin ederken, diğer taraftan amonyum iyonlarının toprak kolloidleri tarafından tutulması ile bitkinin bütün büyüme mevsimi boyunca ihtiyaç duyacağı azotu karşılar. Yani nitrat hemen kullanırken,amonyum tedrici olarak kullanılır. Kompozisyonu ve çözünürlüğü sebebiyle bilinen azotlu gübreler içerisinde en hızlı tesiri yapan yegane gübredir. Bu gübrenin etkisi hem çabuk hem de devamlı olmaktadır. Bu bakımdan bitki gelişmesinin her devresinde rahatlıkla kullanılabilir.

 

 

Diğer taraftan sadece Kütahya Azot Tesislerinde üretilen dolgu maddesi Dolomit olan %26 Azotlu CAN gübresi içerisinde Demir, Silisyum ve Alüminyum gibi iz elementlerin yanında Kalsiyum ve magnezyum gibi bitkilerin ikinci derecede ihtiyaç duyduğu elementler mevcuttur. Magnezyum bitkiye yeşillik veren klorofilin temel taşıdır. Eksikliğinde bitkinin alt yapraklarından itibaren sararmalar başlar.

 

CAN gübresinin hidroskopik özelliği vardır. Bu bakımdan havanın rutubetini alarak topaklaşıp kekleşebilir. Bu yüzden depolarda fazla bekletilmeden kullanılmalıdır. Depolarda üst üste sekiz on torbadan fazla istiflenmemelidir. Aynı zamanda patlayıcı özelliği de bulunduğundan CAN gübresi ile benzin ve gazyağı gibi yanıcı maddeler birlikte depolanmaz.

 

AMONYUM SÜLFAT

 

Genellikle beyaz renkli olup, toz şekere benzediği için çiftçiler tarafından şeker gübresi olarak bilinir. Son senelerde ithal edilen bazı çeşitleri açık mavi veya grimsi renktedirler. Terkibinde %21 Azot ihtiva eder, su olarak topaklaşması azdır. Bu nedenle kolay muhafaza edilir.

 

 Amonyum sülfat gübresi asit karakterli bir gübre olduğu için nötr ve alkali (kireçli) topraklarda rahatlıkla kullanılabilir. Yağışlı bölge topraklarında kireçlenme yapılmadan devamlı olarak kullanılırsa belli bir süre sonra bitkiye zararlı olabilir. Yani toprağın pH kosantrasyonu düşerek bitki kök bölgesinde asitli bir ortam oluşur. Toprak pH’sı 5,5’un altına düştüğü takdirde Nitrifikasyon olayı çok yavaşlar. Yani topraktaki azot bileşikleri bitki tarafından yeterince alınamaz . Bunu önlemek için toprağa kireçleme yapmak gerekir.

Amonyum sülfat, terkibinde kükürt bulunan yegane azotlu gübredir. Ve bu bakımdan çok önemlidir. Bilindiği gibi kükürt önemli bir bitki besin maddesidir.

 

KOMPOZE GÜBRELER

 

Esasen bir gübre cinsi olmayıp, iki veya daha çok bitki besin maddesi kapsayan gübrelere kompoze (karışım) gübreler denilmektedir. Kompoze gübre içerisindeki bitki maddeleri N- P2 05 - K2O sırasına göre % olarak ifade edilmektedir. Kompoze gübreler birkaç besin maddesini kapsadıklarından uygulamada kolaylık ve ekonomi sağlarlar. Ancak gübre karışımındaki besin maddesi oranının yetiştirilecek bitkinin besin maddesi isteğine uygun olmaması durumunda kullanılmaları beklenen faydayı sağlayamayabilir. Yine besin maddelerinin ayrı ayrı zamanlarda ve ayrı ayrı yöntemlerle uygulanması gerektiğinde kompoze gübre kullanılmaz.

 

 

YURDUMUZDA YAYGIN OLARAK KULLANILAN KOMPOZE GÜBRELER

 

20.20.0 KOMPOZE GÜBRE

 

Ülkemizde en çok kullanılan gübre çeşididir. 100 kg’ından 20 kg. saf azot, 20 kg da fosfor asidi (P2 05) mevcuttur. Bileşimindeki (P2 05) “in suda erirlik derecesi yüksek gübre diğerlerine tercih edilir. Azot kaynağı amonyum sülfat olan 20.20.0 kompoze gübrede ayrıca amonyum sülfattan gelen kükürt de mevcuttur. Bundan dolayı bitkilerin kükürt ihtiyacını karşılamak için bu gübreler tercih edilir.

 

15.15.15. KOMPOZE GÜBRE

 

Potasyum ihtiyacı olan topraklar ve bitkiler için en uygun kompoze gübredir. Bu gübrenin 100 kg’ında 15 kg. saf azot, l5 kg. fosfor asidi (P2 05) ve 15 Kg. potasyum oksit (K2O) mevcuttur. Bu gübre toprak analizi yaptırıldıktan sonra potasyum ihtiyacı olan topraklarda kullanılmalıdır. Potasyum yönünden zengin topraklarda l5.l5.l5 gübresi yerine diğer kompoze gübreler kullanılmalıdır.

 

DİAMONYUM FOSFAT (DAP)

 

DAP, Ülkemizde üretilen gübreler içerisinde en fazla besin maddesi ihtiva eden gübredir. 100 kg.’ında l8 kg.N, 46 kg. P2 05 vardır. İhtiva ettiği fosforun %90 ‘ndan fazlası suda eriyebilir özelliktedir. DAP gübresinin rengi üretimde kullanılan aside göre değişmekte olup; genellikle siyah, koyu gri veya kirli beyaz olmaktadır. Toprağa verildikten sonra gerekli rutubeti bulunca, bitkiler DAP gübresinin terkibindeki fosfor ve azottan derhal yararlanabilir. Bütün bitkilere başarıyla tatbik edilebilir. Bilhassa buğday için çok uygundur. Ekim esnasında tohum derinliğine bant halinde verilmesi en ideal tatbik şeklidir. Genellikle dönüme l8 kg.”dan az verilebilir. Nispi nem”in düşük olduğu depolarda senelerce topaklaşmadan saklanabilir.

 

FOSFORLU GÜBRELER

 

Bünyesinde fosfor bulunan gübrelerdir. Bu gübreler;

 Kök teşekkülünü ve büyümesini sağlar.

 Bitkilerin olgunlaşmasını çabuklaştırır.

 Mahsulün kalitesini yükseltir.

 Dane dökümünü önler.

 Verimi çoğaltır.

 Bitkinin kuraklığa dayanıklılığını artırır.

 Bitkinin hastalıklara karşı mukavemetini artırır.

 Daneler dolgun olur.

 

 FOSFORLU GÜBRELERİN EKSİKLİĞİNDE ORTAYA ÇIKAN ARAZLAR

 

Bitkiler bodur kalır. Dal ve yapraklar tam anlamı ile gelişemez.

 Saplar zayıf, kök büyümesi ve hububatta sapa kalkma sınırlı olur.

 Bitki yaprağı kirli yeşil veya kırmızımtırak renkte olur.

 Meyve ağaçlarında sürgünlerin büyümesi, çiçek ve tomurcuk açma yavaşlar

 Verim düşer.

 Fosforlu gübrelerin fazlalığında bitkiye herhangi bir olumsuz etki görülmemiştir.

 

 YURDUMUZDA YAYGIN OLARAK KULLANILAN FOSFORLU GÜBRELER

 

TRİPLE SÜPERFOSFAT

 

Terkibinde %42-44 civarında suda eriyebilen fosfor asidi vardır.Bu gübre daha çok gri veya kirli beyaz renkte granül halinde bulunur. Uzun süre rutubetli yerlerde saklandığında su çekerek topaklaşır. TSP gübresi ekim veya dikimden hemen önce veya ekim esnasında toprağa verilmeli, tohum kök derinliğine gömülmelidir.

 

POTASYUMLU GÜBRELER

 

Bünyelerinde potasyum bulunan gübrelerdir.

 Bitkinin dayanıklılığını artırır.

 Ürün kalitesini yükseltir.

 Bitkinin olgunlaşmasını çabuklaştırır.

 Verimi çoğaltır.

 Yurdumuz toprakları genelde potasyum bakımından yeterli durumda olduğundan, potaslı gübre tüketimi de sınırlıdır. Potaslı gübreler toprak analizi yaptırıldıktan sonra verilen tahlil sonuçlarına göre ihtiyacı olan yerlerde, uygun miktarda kullanılmalıdır.

 

POTASYUMLU GÜBRELERİN EKSİKLİĞİNDE ORTAYA ÇIKAN ARAZLAR

 

Potasyum eksikliği özellikle genç bitkilerde kendini gösterir. Potasyum bitkilerin su ve besin elementi alımında önemli rol oynar. Topraktan yeterli potasyumu alamayan bitkilerde yeterli su alıp depolama (turgor) hadisesi görülmez. Bu nedenle de yapraklar pörsür, aşağı doğru sarkar ve kenarları önce açık yeşil daha sonra kahverengi bir renk alarak ölü dokular meydana gelir.

 

Bitki dona ve mantari hastalıklara karşı hassas olur. Potas eksikliği hat safhada ise bitkide yaprak kavrulması ve kahverengi yaprak lekeleri meydana gelir.

 

POTASYUMLU GÜBRELERİN FAZLALIĞINDA ORTAYA ÇIKAN ARAZLAR

 

Bitki hücreleri su alarak şişer. Terleme olayı ile su kaybı azalır. Sürgün verimi yavaşlar odunsu bitkilerde nadiren araz meydana gelir.

 

YURDUMUZDA YAYGIN OLARAK KULLANILAN POTASYUMLU GÜBRELER

 

POTASYUM SÜLFAT

 

Potasyum sülfat da %50 K20 vardır. Kirli beyaz renkli kristal danecikler halindedir Potasyum nitratı az olan topraklarda kullanıldığında önemli mahsul artışı elde edilir. Potasyum sülfat kimyasal olarak nötral reaksiyonlu olduğundan toprak pH’si üzerinde kayda değer bir etkisi yoktur. Çok uzun süre kullanıldığında çok hafif asitleşme görülür. Bitki Potasyum sülfattaki K20’dan kolayca yararlanır. Potasyum sülfatın etkisi çabuk olmakla birlikte yağmur ve sulama suları ile yıkanması hızlıdır.