HERBARYUM VE HERBARYUM YAPMA TEKNİKLERİ

 


 

 

 

Herbaryum:  Genel manasıyla bitkilerin konulup saklandığı yerlerdir. Bu, bir çeşit bitki müzesi gibi düşünülebilir. Koruma bilimsel amaçlı olmaktadır. Yani “bitki materyallerinin bilimsel amaçlar doğrultusunda ve bilimsel yöntemlerle kullanılmak üzere, konulup saklandığı yerlerdir”.

 

Herbaryum Yapmanın Amacı

Herbaryum yapmanın amacı çalışan kişiye göre değişmekle birlikte genel olarak şu şekilde sıralanabilir;

a) Bitkiyi tanımak,

b) Bitkinin varlığını kanıtlamak (bitkinin nerede ve ne zaman yetiştiğini öğrenmek),

c) Daha sonraki bitkilerle ilgili konularda çalışmak,

d) Bitkiye ulaşılmasının mümkün olmadığı zamanlarda elde hazır materyal bulunmasını sağlamak,

e) Hastalık ve zararlılara konukçuluk yapan bitkileri toplamak, daha sonra teşhiste kullanmak.

 

Herbaryum Örneklerinin Kullanım Alanları

 

Herbaryum örneklerinin kullanılma amaçları ise aşağıdaki gibi sıralanabilir;

a) Herbaryumlarda bulunan bitki örnekleri, morfolojik çalışmalar yanında söz konusu bitkinin kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi değişik organlarının mikroskobik olarak incelenmesinde materyal oluşturur.

b) Florası incelenen bölgelerde, bitki gruplarının dağılışı büyük oranda herbaryum kayıtlarına göre belirlenir.

c) Bitkisel üretim, ekoloji ve taksonomi gibi konularda, okul içi eğitimde öğrenim amaçlı herbaryumlardan faydalanılmaktadır. Öğrencilere özellikle iklim ve mevsimin uygun olmadığı ortamlarda, bitki karakterlerinin gösterilmesi, cins ve türlerin tanıtılması, herbaryumlardaki bitki örnekleri ile pratik olarak gerçekleşir.

d) Cayır - mera vejetasyonlarını oluşturan türlerin, sus bitkilerinin, kültür bitkilerinin ve yabancı otların teşhisinde herbaryumlar en değerli kaynağı oluşturur. Zira son yıllarda taksonomik yayınları inceleyerek bitki tanıma tekniği önemini büyük ölçüde kaybetmiştir.

e) Özellikle tur ve varyete isimleri temel kabul edilerek, düzenlenen herbaryumlardaki bitki örnekleri kromozomlarla yapılan poliploidi çalışmalarında (zaman içinde seri oluştuğundan) değerli birer belgesel kayıt anlamı taşır.

f) Entomolojik ve fitopatolojik çalışmalarda konukçu bitkiye bağlı teşhislerde de büyük önem arz eder.

 

1.3. Herbaryumda Örneklerin Düzenlenmesi

 

Her bitki koleksiyoncusu, belli bir amaçla topladığı malzemenin tasnifine yönelik sorunlarla karşılaşabilmektedir. Herbaryum hangi bakımdan kurulmak ve devam ettirilmek isteniyorsa, basit olarak tasarlanmalıdır. İyi düşünülmüş bir yapı ve açık seçik bir düzenleme, her bitkiyi hızlı bir şekilde bulmamıza yardımcı olur. Her bitki koleksiyonu basit bir alfabetik sıralama ile düzenlenir. Çiçekli bitkilerde, familyasına göre düzenleme yapmak yeterli olmaktadır. Fakat pratik nedenlerden dolayı alfabetik sıralama tercih edilir. Böylece cinslerin bulunması kolaylaşır. Cinslerin içinde bulunan türlerin sıralaması da alfabetik olarak yapılır. Familya sıralamasın da ise bitki topluluklarına ait eserlerden yararlanıla bilinir (Stehli und Brunner, 1981).

 

Toplanan bitkiler, biyolojik sisteme göre (tur, cins, familya, takım, sınıf) düzenlenebilir veya akrabalık ilişkilerine göre bir arada tutulabilirler. Her iki yöntemin de olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Sınıfına, takımına, familyasına, cins ve türüne göre biyolojik sırayla düzenlenmiş koleksiyon sayesinde biçimsel olarak birbirine benzeyen bitkiler iyi karşılaştırıla bilinirler.

 

Biyolojik sisteme göre düzenlemenin temel birimi tur dur. Bunu takip eden basamak, genelde daha fazla turu kapsayan cins (genus) tır. Cinsler ise familya'da toplanırlar. Bunlar, biyolojik sistemdeki işaretlere göre benzerlik gösterirler. Tur, aynı atadan gelen ve birbirleriyle çiftleşerek fertil döller verebilen bireyler topluluğuna denir.

Fakat önemli türleri birbirine benzer olabilen bitki topluluklarının biyolojik sisteme göre tek tek düzenlenmesi yorucu olmaktadır. Eğer koleksiyon faaliyetinde daha fazla bitki topluluğuna yönelme olursa, bitki sosyolojisine göre tasnif amaca uygun olur. Bunlar dışında herbaryumlar, tedaviye yönelik bitkilerin kurutulmuş yapraklarına, çiçeklerine, türüne, bitkinin bünyesindeki alkoloidlere ve glikozitlere göre düzenlene bilinir.

 

Bitkinin Bulunduğu Yer ve Çevre

 

Her bitki turu yeryüzündeki bütün kıtalar üzerinde yaygın değildir, bazı türler belirli bir bölgeye aittir. Bir bitki doğa içinde sistemin bir parçası olarak görülmelidir. Sıcaklık, şu, toprak, ışık gibi dış faktörler bitkilerin yaşama imkanlarını belirlemektedir. Farklı bir bitki de ihtiyaçlarına uygun bir ortam bulduğunda o yere yerleşebilmektedir. Böyle düzenli bir ekolojik dönüşüm bitki türlerinin tesadüfi olarak ortaya çıkmadığını belirlemektedir. Bir çok tür, bulundukları yerin çevre şartlarına bağlı olarak, birbiriyle ve diğer bitki türleri ile rekabet halindedir. Bu şekilde iklim ve rekabete dayanan, tarihsel bir iklim süreci koşulları ile, bitki türlerinin kombinasyonu sonucu bitki toplulukları oluşmuştur.

 

Bitki topluluklarını, ekolojik ilişkilere bağlı çevre faktörlerini, bitki gelişimlerini, türlerini ve yayılımlarını Bitki Sosyolojisi bilimi incelemektedir. Şüphesiz koleksiyonun oluşturulmasında, bitkilerin bulunduğu yerlerin en küçük ünitesine kadar sınıflandırılmasına çalışılmalıdır. Bu ise, çok büyük deneyim isteyen bir konudur. Çalışma başlangıç olarak kaba bir şekilde fundalık, alçak çayırlık, yapraklı ağaçlar ormanı olarak sınıflandırılabilir. Doğal bitki topluluklarının yanı sıra insan müdahalesiyle ortaya çıkmış çeşitli türlerle de (cayır, tarla vb.) ilgilenebiliriz. Bunlar bitki sosyolojisinin karakter türleri olarak tanımlanırlar ve bitki sosyolojisine ait birimlerin isimlendirilmesinde büyük rol oynarlar. Tam bir çalışma için ilk önce kolay görülebilir ve açık karakterize edilmiş bitki topluluğunu seçmek gerekmektedir. Örneğin; yüksek bataklık çayın ve şu bitkileri gibi (Stehli und Brunner, 1981).

 

Bitkinin Bulunduğu Yer Hakkında Notlar

 

Öncelikle bulunan türün adı, araziden toplanma, sıra numarası, tarih ve bulunduğu yer bir kağıda veya etikete yazılır. Bir deftere bu bilgiler aktarılır. Bulunduğu yer, toprak durumu (ıslak, nemli, kuru, balçık, kum, humuş, besin değeri düşüldüğü v.b.), ışık durumu, örneğin diğer bitkinin gölgesinde olması gibi bilgiler de verilir. Bütün bu bilgilerle mümkün olduğu kadar bitkinin bulunduğu yerin kapsamlı bir görüntüsü verilir. Bitkinin fenolojik durumu da belirtilir. Mümkün olduğu kadar bitkinin bir çok parçası kaydedilir. Böylece bitki sosyolojisi hakkındaki bilgiler verilmiş olunur. Bu işlemler yeni başlayanlar için kolay değil ve zaman alıcıdır.

Bu şekilde hazırlanan buluntu yeri notlan çok önemlidir. Eğer koleksiyonumuzu taksonomik açıdan oluşturmak istiyorsak, bitkinin gelişme dönemi hakkındaki bilgilere önem vermeliyiz. Örneğin; çiçek rengi, kokusu, çiçeklenme şekli ile süresi, tek veya çok yıllık oluşu ve reçinesi taksonomik işaretlerdendir (Stehli und Brunner, 1981).

 

Herbaryum Yapımında Bazı Önemli Kurallar

 

Doğayı korumak iyi bir koleksiyoncu için en başta gelen yasa olmalıdır. Korunulan bitkilere ait tam bilgiye sahip olmak, yasalara karşı kasıtlı olmayan durumlar karşısında koleksiyoncuyu korur.

 

Bitkiler özenle toplanmalıdır. Toplama esnasında bitkinin korunması zorunludur. Çiğnenen bitkiler ve hoş görünmeyecek şekilde açılan çukurlar koleksiyoncular için iyi bir izlenim vermez. Buna ilaveten bitkinin diğer gelişme devreleri, tohumlan ve meyveleri de toplanmalıdır. Materyalin toplanmasında zamana ihtiyaç duyulur. Hiç bir zaman bir seferde çok bitki toplamaya çalışılmamalıdır.

 

Bitkileri toplayıp preslemeden önce renk ve formunun uygunluğuna bakmak gerekir. Bir defalık presleme ile iş bırakılmamalı, bitkinin rutubeti sürekli alınmalıdır. Aksi halde bitki kurumadan çürür ve çoğu zaman da kararır. Preslemeden çıkan bitki çok çabuk kırılabilir. Bu nedenle bitkiler kartonların arasına konularak saklanır.

 

Toplanan materyal böceklerle bulaşıksa, öncelikle temizlenmeli daha sonra preslenmelidir. Kuru bitkiler kolay yanabilir olduklarından, sigara içilmemeli ve ateşten sakınarak çalışılmalıdır.

 

Not almada 7 x 10 cm boyutlarında sert ve suya dayanıklı kağıtlar ve kurşun kalem gereklidir. Böylece isim, bulunduğu yer, tarih ve gerekiyorsa örnek numarası yazılır. Mümkünse bitkinin bulunduğu yerin bir kaç bölümünü alabilen bir fotoğraf makinesi ile büyük bitkilerin fotoğrafı çekilebilir. Büyük saplı ve etli bitkileri birkaç parçaya ayırmak için bir ameliyat bıçağına (bistüriye) ihtiyaç duyulur. Araziye giderken bitki tohumlarının toplanması amacıyla mutlaka mektup zarfı veya kesekağıdı da götürülmelidir.

Toplama esnasında bitkinin adı yazılır, materyal bir evrak çantasına veya prese konur. Evrak çantasında kaygan kağıtlı bölümlere yerleştirilen bitkiler, hafif bir baskı altında tutulmuş olur. Kesin olarak preslemeden önce laboratuarda düzenleme yapılabilir. Böylece daha yakın bir inceleme yapılmış olur. Rüzgarlı havalarda presleme işini laboratuarda yapmak daha uygun olur. Toplanan materyal plastik torbalara da yerleştirile bilinir (İsmi ve bulunduğu yeri belirten bir kağıt bantla üzerine yapıştırılır). Torbalar çantanın içine ayrı ayrı konur. Yerleştirme esnasında bitkilerin birbirine baskı yapmamasına dikkat edilmelidir. Materyalin nakliyesi söz konusu ise nemli bir gazete kağıdına sarılabilir.

Çiçekler materyalin üzerinde bulunmalıdır. Plastik torba ve nakil kapları mümkün olduğunca güneşli ortamdan uzak tutulmalıdır. Zira, güneş ışınları bitki materyalinin rengini bozabilir. Eğer bitkiler nemli olarak prese alınırsa bu iyi sonuç vermez. Bu nedenle laboratuarda kısa süre bekletilmelidir. Daha sonra hemen prese alınmalı veya teşhis çalışmalarına başlanmalıdır. Binöküler ile küçük çiçeklerin parçalanarak incelenmesi mümkündür. Kesit almada ve meyve çekirdeklerini kesmek için bistüriye göre jilet kullanımı daha uygun olmaktadır (Stehli und Brunner, 1981).

 

Örneklerde teşhis karakterlerinin bulunması gerekir. Tatminkar bir materyal, genç çiçek ve genç meyvelere sahip olan normal bir habitusta, fakat geniş bir popülasyondan alınan örneklerdir. Bu özellikler, turu n tam hayat dönemlerini ve değişen özelliklerini verirler.

 

Otsu bitkilerde kök, gövde, taban, gövde yaprakları, çiçek ve meyvenin örnekte bulunması teşhis için şarttır. Ödünsü bitkilerde ise yaprak, çiçek ve meyve bulunan bir dal yeterli olabilir. Soğanlı ve rizomlu bitkilerde, örneğin;

 

Crocus sp. (Çiğdem)'de toprakaltı kısmının da alınması gerekir. Bitki toplayıcısı hangi grup bitkilerin toprak altı kısımlarının teşhis için gerekli olacağını, hangilerinin gerekli olmayacağını bilmelidir. Otsu bitkilerin kök sistemlerinin yeterli miktarda toplanması bir bitkinin genel karakterini çizmeye yarar. Bitkilerin solmasını geciktirmek için bitkileri ıslatmak yerine örnek toplama kabının alt kısmına nemli bir kağıt koymak yararlıdır. Başka bir yol da; kok kısımlarındaki toprakları temizlenen ve her istasyondan toplanan örnekler büyük birer naylon torbaya konarak içine suya batırılmış sünger atılır ve torbanın ağzı sıkıca bağlanır.

Böylece pres yapılıncaya kadar bitkilerin solmaması sağlanmış olur. Naylon torbaların içine örneklerin yazıldığı etiket de konur. Örneğin Ankara, Beynam ormanı, Step, Kuzeye bakan % 30 eğimli, taşlık yamaç, 1200 m, tarih: 11.4.1990, toplayan: Uzm. Metin KURÇMAN gibi. Bitkilerin araziden toplanması sırasında aynı türe ait birden fazla bitki örneği alınmalıdır. Örneklerden biri herbaryum materyali olarak prese alınırken, diğeri adlandırmada kullanılır (Yıldırım ve Erciş, 1990).

 

Toplama Çalışmaları İçin Gerekli Malzemeler

 

Arazi Çalışmaları İçin Gerekli Malzemeler

 

1. Bitki koleksiyoncusu araziye çıkarken her türlü çevre koşullarını önceden düşünerek, ortamda rahat dolaşabileceği giysiler seçmelidir. Özellikle uygun bir ayakkabı ya da çizme ve ayrıca yağmurluğa ihtiyacı vardır.

 

2. Orta boylu sağlam ve kullanışlı bir not defteri ile bir kurşun kalem gereklidir. Deftere araştırıcının verdiği tarla (arazi) numarası, örneğin alındığı yer, flora hakkında temel bilgiler, toplama tarihi, bitkinin mahalli adı, biliniyorsa örneğin bilimsel adı, çiçek rengi ve arazinin yüksekliği gibi bilgiler yazılmalıdır.

 

3. Araştırılacak bölgenin haritası; 1:100.000'lik harita ideal olmakla birlikte 1:250.000'lik haritalar da kullanılabilir. Bitki toplama çalışması yapılan istasyon harita üzerine işaretlenir.

 

4. Altimetre (yükseklik ölçer) ve Fotoğraf makinesi

 

5. 6x veya l0x büyütmeli bir el büyüteci.

 

6. Toplanan bitkileri içine koymak için plastik torbalar veya metal çantalar, sünger ve ip.

 

7. Amaca göre değişmekle beraber, 45 x 30 cm. boyutlarında tahtadan veya metalden yapılmış değişik tiplerde presler ve presleri sıkmak için örgü kemerler.

 

8. Bitkileri toplarken sökmeye yarayan batırıcı alet (zıpkın), kısa saplı kazma, sağlam bir kürek, güçlü bir cep bıçağı, ağaç dallarını ayırmak için bahçe bıçağı, acemiler için el bıçağı, çakı, budama makası gibi aletler.

 

9. Bir pusula.

 

10. Kurutma kağıtları ve gazete kağıtları (44x28 cm. boyutlarında), oluklu mukavva, filtreli kağıt.

 

11. Bahçıvan eldiveni.

 

12. Tohumlar için küçük kese kağıdı veya kağıt zarflar.

 

13. Şu bitkilerini yakalamak için kanca.

 

14. Canlı materyal için ıslanmaz küçük kutular.

 

15. Toprak örnekleri için küçük bez torbalar.

 

Laboratuar çalışmaları için gerekli malzemeler

 

1. Binöküler.

 

2. Bisturi , pens, saplı ıgne, cımbiz, damlalık.

 

3. Kurutma dolabı.

 

4. Herbaryum yapıştırmak için karton ve koruyucu metal.

 

5. Yapıştırıcı.

 

6. Tohumların saklanması için küçük şişeler.

 

 Daha sonra gerekli malzemeler

 

1. Bitki isimlerinin yazılması için etiketler.

 

2. Teşhiste kullanılacak literatürler.

 

3. Herbaryum dolabı.

 

4.Herbaryumları korumak için naftalın yada benzeri koruyucu malzemeler.

 

Örneklerin Toplanma Zamanı ve Şekli

 

Toplanacak bitkiler kolaylıkla tanınabilir büyüklükte olmalıdır. Ayrıca bitkilerin tanısında resimli teşhis kitaplarına ihtiyaç vardır (Aichele, 1975; Rauh, 1954; Schindelmayr, 1968; Olberg, 1963; Volger, 1962; Bursche, 1963; Rytz, 1989; Özer ve ark., 1996). Yeni başlayanlar için hata yapmak kolaydır. Fazla miktarda toplanan bitkilerin Laboratuvarda götürülmesi kolay değildir. Bitkiler kısa zamanda porsüyerek bozulabilirler. Ayrıca, bitkileri toplamak veya preslemek, daha sonra kurutulmuş bitki topluluklarına isim vermek kolay değildir.

Böyle malzemenin belirlenmesi deneyim sahibi olmayanlar için mutlaka güvenilir değildir. Deneyimsiz bir koleksiyoncu, bitkilerin sadece sınıflarını bulur ve prese koyar, daha sonra deneyimli birine bu konuda danışmalıdır. Bitkileri en uygun toplama zamanı, öğleden önce veya sonradır. Sabahın erken saatlerinde bitkinin üstü çığlı olur. Öğle güneşinde ise bazı türler gevşer. Bitkiler yağmurlu havalarda toplanmamalıdır. Bitki yetiştiği yerde aranmalı, karşılaştırarak, seçerek ve itina ile toplanmalıdır. Her önüne gelen bitkiyi değil, aksine ayırt edici özelliklere sahip uygun bir örnek alınmalıdır. Bitkinin kök kısımlarını sökerken ihtiyatlı davranılmalıdır. Özellikle çok yıllık bitkilerde bitkinin kök kısmını sökmekten kaçınılmalıdır. Hiç bir zaman ülkeye özgü yani endemik bitki topluluklarına zarar verilmemelidir.

 

Bütün büyük çalı formundaki bitkiler parçalar halinde alınmalıdır. İsteğe göre tipik özellikte bir dal seçilebilir. Çiçeğin, yaprakların ve dalların bir arada bulunduğu bir dal seçilebilir. Toplu olarak bitkinin bir fotoğrafı da çekilebilir. Küçük bitkilerden genellikle iki örnek alınır. Zira, bazı türlerde çiçekler ve yapraklar farklı zamanlarda gelişir. Öksürük otunda (Tuşsılago farfara L.) öldüğü gibi. Ayrıca meyve ve tohumlar da toplanmalıdır. Genellikle kalın saplı olan bitkilerde sapın yarısı alınır, diğer yarısı atılır. Böylece bitki daha iyi preslenir (Stehli und Brunner, 1981).

 

Örneklerin Toplanmasında Dikkat Edilecek Hususlar

 

1. Herbaryum örnekleri yağışsız, kuru ve güneşli havada alınmalıdır. Çünkü uygun olmayan hava şartlarında alınan örneklerin korunması zordur.

 

2. Bitki örnekleri, üzerinde çalışılabilecek büyüklük ve sayıda alınmalıdır.

 

3).Toprak altı kısmı çamurlu olmamalıdır. Eğer çamurlu ise yıkandıktan sonra kurutulmalıdır.

 

4). Hastalık ve böcek zararı olmamalıdır.

 

5). Soğanlı ya da yumrulu ise bu organlar bitkiden ayrılmalıdır. Aksi halde bitki bu organlardaki depo besinlerini kullanarak gelişmeye devam edebilir.

 

6). Çiçeksiz bitkilerin örnekleri (Equisetum spp. ) mutlaka spor üreten organlarıyla birlikte toplanmalıdır.

 

7). Bitkinin tüm karakteristik organlar ile birlikte örneklenmesi sağlan malıdır. Bu durum özellikle bitkilerin toprak altı organlarının da örnekte yer alması için topraktan sökülmeleri zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Zira, bitkilerin toprakaltı organları; kok, yumru, soğan gibi değişik organlar oluşturmakta ve bunlar bitkilerin teşhisinde çok defa ayırt edici temel özellikleri vermektedir. Örneğin; kökleri rizom, stolon ve saçak formunda olan buğdaygıllerin teşhisinde belirtilen oluşumlar anahtar görevi görmektedirler.

 

Genellemek gerekirse;

 

a. Gymnospermlerin (Açık tohumlular) örneklerinde kozalak ve tohumlar bulunmalıdır.

 

b. Angiospermlerin (Kapalı tohumlular),

 

-Monokotiledon (Tek cenekli) bitkiler çiçekli ve meyveli olmalıdır.

 

-Dikotiledon (İki cenekli) bitkilerde ise çiçek bulunmalıdır

 

8).Diğer bir husus ise örneklemenin bitkinin değişik gelişme dönemlerinde birkaç defa yapılmasıdır. Böylece çiçeklenme devresinde toplanan bir bitkinin tohum bağlama periyodunda örneklenmesi gerçekleştirilecek hazırlanan herbaryumda tüm organlarının bulunması sağlanmış olacaktır.

 

9). Herbaryum için toplanan bitki öreklerinin uzun süre saklanabilmesi ve onlardan çok amaçlı yararlanılabilmesi için iyi seçilmiş olmaları gerekir (Stehli und Brunner, 1981; Zengin, 1992).

 

Farklı Bitkileri Toplama ve Kurutma Yöntemleri

 

Suyosunları

 

a)Tatlı suyosunları: Bunları toplamak için ağzı vidali plastik şişeler kullanılmalıdır. Plankton organizmalar plankton ağı ile sudan çıkarılarak yoğunlaştırılırlar. Plankton ağları perlon kumaştan yapılmalıdır. Fitoplankton ağı için hafif seyrekleştirilmiş aralıklı örgüden yapılmış ince tül kullanılır. Bu tulun örgü aralıklar yaklaşık 56-75 mikron olmalıdır. Mikroskobik olan bu organizmalar çeşitli yöntemlerle preparat haline getirilerek uzun süre saklanabilirler (Saya ve Mısırdalı, 1982).

 

Tatlı suyosunları ve tuzu giderilmiş deniz yosunları yaklaşık 2-3 cm kadar musluk suyu ile doldurulmuş yassı, çukur bir kaba (Örneğin; fotoğraf banyo kabı) bırakılır. Daha sonra yosunun üzerindeki yabancı maddeler (kır, diğer suyosunları, kabuklular ve böcekler vs.) temizlenir. Karton bir levha, yassı ve sağlam bir alt levhası ile birlikte suyosununun altına sürülür. Suyosununun taban kısmı aşağıda olacak şekilde karton üzerine çekilir. Şu altında iken dal kısımları doğal durumlarına en yakın şekle getirilerek düzeltildikten sonra karton, alt levhası ile birlikte sudan çıkarılır. Sudan çıkarılan şu yosunları havada biraz kurumaya bırakıldıktan sonra filtre kağıdı arasında hafif basınç altında mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde kurutulur, aksi halde kararır. Daha sonra etiketlenerek saklanırlar.

 

b) Deniz yosunları: Deniz yosunlan çekme kancası ile veya elle toplanarak tatlısu ile doldurulmuş bir kabin içine konur. Çünkü suyosunlarının üzerindeki tuz, kurutma esnasında kristalize olarak mantarlaşmayı kolaylaştıracağından bunların tatlısuyla eritilmeleri gerekmektedir. Tuzu giderilmiş suyosunları kurutularak karton üzerine tespit edilir. Birçok suyosununun sümüksü hücre zarları bulunduğundan kurutma esnasında karton üzerine kolayca yapışırlar.

 

Mantarlar

 

Mikroskobik mantarlar (fünguslar) üzerinde yaşadığı ortam parçasıyla birlikte toplanır. Bu m sporangıum (spor yatakları) ve früktifikasyonlarını (spor oluşumlarını) tamamlamış olmalarına dikkat edilmelidir. Fünguslar toplandıktan sonra kutu veya cam kaplar içinde kuru halde saklanırlar.

 

Şapkalı mantarlar ise bir çakı vasıtasıyla topraktan sokulur. Bu mantarların tayininde spor renkleri de önemli olduğundan sporlar beyaz bir kağıt üzerinde toplanırlar. Bunun için mantarın şapka kısmı kesilerek beyaz kağıt üzerine konulur. Bir gün sonra kağıt üzerine düşen sporlar toplanırlar. Dolayısıyla bu mantarlardan en az iki örnek toplamak gerekir. Bu örneklerden biri herbaryum örneği halinde saklanır. İkincisi spor elde edilerek teşhiste faydalanmak amacıyla kullanılır (Saya ve Mısırdalı, 1982).

 

Şapkalı mantarlar ya % 70'lik etil alkol veya % 4'lük formal erıyığı içine konularak ya da dondurma - kurutma yöntemi ile kurutularak cam kaplar içinde saklanır. Dondurma-kurutma yönteminde kurutmayı hızlandırmak amacıyla, mantar ince nelerle delinir. Daha sonra kutu içine serilerek dondurma aletinde kurutulur ve saklanır. Mikroskobik olan fünguslarda da aynı yöntem uygulana bilinir.

 

Likenler ve Karayosunları

 

Likenler ve karayosunları, üzerine gerekli bulguların yazıldığı mektup zarfları veya özel olarak hazırlanan zarflar içine konularak saklanırlar. Ödün ve kabuk üzerinde yaşayan likenler ve karayosunları bir çakı vasıtasıyla çıkarılarak toplanırlar. Taş üzerinde yaşayan kuru likenler ise çekiç ve kalem keski ile çıkarılarak toplanırlar. Taş üzerindeki nemlenmiş likenler çakı ile çıkarıla bilinirler. Kırılabilen likenler yumuşak kağıtlara sarılarak taşınırlar. Zarf içine konan liken ve karayosunları etiketlenir ve herbaryum kartonları üzerine yapıştırılarak saklanırlar.

 

Daha büyük yapraklı karayosunları ve turba yosununun gametofitleri de ileride açıklanacak olan presleme yöntemi ile kurutulup herbaryum kartonu üzerine yapıştırılarak saklanabilirler (Saya ve Mısırdalı, 1982).

 

 Eğreltiotları ve Tohumlu Bitkiler

 

Eğreltiotları ve tohumlu bitkiler mümkün olduğu kadar zarar görmemiş olarak kök, çiçek, yaprak, meyve ve tohumlarıyla birlikte toplanmalıdırlar. Korunmaya alınmış bitkilerin ancak fotoğrafları çekilebilir. Bunlar toplanmamalıdırlar. Zira bunlar az bulunan kaybolmaya yüz tutmuş veya endemik bitkilerdir (Saya ve Mısırdalı, 1982).

 

BİTKİLERDE İSTENMEYEN RENK DEĞİŞİMLERİ

 

Presteki renk değiştiren bitkiyi bulmak veya taze yeşil yaprağın korunması sonucunda, zamanla kahverengimsi renge doğru gidişini gözlemlemek koleksiyoncu için istenmeyen olaydır. Bu arzu edilmeyen renk değişimi neye dayandırıla bilinir? Bu kötü görünüşe engel olabilmek için ne yapılabilir? Bunun için bitkinin mümkün olduğunca çabuk suyu alınmalıdır. Canlı bitki hücresinde bir düzen ve harmoni vardır, reaksiyonlar biyokimyasal bir süreç içerisinde cereyan etmektedir. Korunma döneminde - bitki koruma yöntemleri-, çok sayıda kontrol edilemeyen ve değiştirilemeyen olaylar başlatmaktadır. Hücrenin iç basıncı (Turgor) gevşer ve özsu renk maddesi (Chromogene) plazmanın içine girer. Hücrenin renk değiştirmesine neden olur.

Adı geçen Chromogene, belirli maya gruplarını harekete geçirir ve kahverengimsi renk değişikliğine neden olur. Olay, sıvıların korunmasında madde içeriğinin değişimine ve özsu renk maddesinin erimesine kadar varır. Bunlar sadece birkaç örnektir. Maya (Ferment), sıcaklık sayesinde etkisiz hale getirilebilir ve özsu renk maddesinin neden olduğu renk değişimi engellenmiş olur. Renk değiştirmeye meyıllı olan suça zengin bitkilerde kısa süreli işi tavsiye edilir. Genelde kurutmada diğer bir yol daha seçilir.

 Mayalanmaya bağlı koşullardaki renk değişikliğini geniş ölçüde etkisiz hale getirmek gerekir. Bitkinin mümkün olduğu kadar çabuk suyunu alarak, yaş kurumalarda mayanın (Ferment) arzu edilmeyen aktivitesine asit ilavesiyle engel olunur. Rengi kuvvetlendirici işlemler (kireç tozu, alçı gibi şu emen maddeler ve itinalı renk açıcı okside maddeler kullanılarak) ile özellikle yeşil yapraklarda iyi bir renk korunması sağlanabilir.

 

HABİTÜSÜ BOZMADAN KURUTMA

 

Bir kap içerisine yerleştirilen kurutulacak materyalin etrafı iyice kurutulmuş kum ile dondurulur. Doldurma işlemine bitki tamamen kumla örtülünceye kadar devam edilir. Bitkinin durumuna bağlı olarak 5-10 gün böylece bırakılır. Daha sonra kap hafifçe eğilerek kumun akıp dökülmesi sağlanır. Bu esnada örneğin zarar görmemesi için kumun dökülmesi işlemi son derece dikkatli yapılmalıdır.

 

Bilinmesi gereken diğer bir konu da şudur; bütün kurutulmuş bitkiler, özellikle çiçek renkleri ışığa çok fazla duyarlıdırlar. Bunun gibi benzeri bitki kısımları güneş ışığında uzun süre bırakılırsa renkleri solar. Bu nedenle ışığa karşı koruma bütün bitkilerde bir yasa gibidir. Buna kesinlikle dikkat edilmelidir.

 

 

 

BİTKİLERİN PRESLENMESİ

 

Kısa bir süre için torbalarda korunan veya hemen kurutulmak istenen bitki örneklerinin doğal for ve renklerini koruyabilmeleri için ‘Pres” adı verilen baskı araçlarında kurutulmaları gerekir.

 

Araziden toplanan örnekler, üzerinde bulunabilecek toz ve çamurlar uzaklaştırıldıktan sonra pres altına ve nem emici kağıtlar arasına yerleştirilmiş şekilde konmalıdır. Pres tahtasının düzgün yüzeyi üste gelecek şekilde konur. Bunun üzerine yüzeyi üste gelecek şekilde oluklu mukavva ve üzerine kurutma kağıdı yerleştirilir. Daha sonra araya bir gazete konulur. İçerisine bitki örneği yerleştirilir ve kapatılır. Üzerine kurutma kağıdı konur ve tekrar bir gazete kağıdı açılarak içine bitki örneği yerleştirilip kapatılır. Üzerine kurutma kağıdı konur. Bu işlem her bir bitki örneği için tekrarlanır. Mümkünse 2-5 bitki örneği bulunan kurutma kağıtları arasına oluklu mukavva veya oluklu metalden yapılmış sert bir malzeme konularak bitkiler arasından hava akımının geçişi sağlanmış olunur.

Böylece, kurutma işlemi hızlandırılır. Araya konan oluklu mukavvadan ilkinin oluklu yüzeyi aşağıya, ikincisinin ise yukarı gelecek şekilde yerleştirilmesi gerekir. Pres belirli bir yüksekliğe eriştikten (20-30 cm.) sonra üzerine kurutma kağıdı konur. Onun üzerine de oluklu yüzeyi aşağıya gelecek şekilde mukavva, son olarak en üste düzgün yüzeyi alta gelecek şekilde pres tahtası konularak örgü kemerleri iyice sıkılır. Daha sonra üzerine bir ağırlık konur. Aradaki kurutma kağıtları her gün değiştirilir. Ancak özellikle özsuça zengin bitkilerde ara tabakalar birkaç saat sonra değiştirilmeli, filtre kağıtları da yenilenmelidir. Hassas bitkilerde ilk 24 saat içinde ara tabakaların en az üç defa değiştirilmesi gerekir. Daha sonra değiştirme işlemi günlük olarak yapılabilir. Presler genellikle yan gölge veya hava akımının olduğu bir yerde kurumaya bırakılır.

Presi, kurutma işlemi esnasında sıcak havalı bir odaya da aşabiliriz. Bitkilerden suyun uzaklaştırılması ne kadar hızlı bir şekilde yapılabilirse, o derecede renk ve yapı korunmuş olur. Bu yüzden presleme olayına özel bir dikkat gösterilmelidir. Genelde kurutma işlemi 10-14 günde tamamlanır.

Fazla miktarda bitki toplamak ve preslemek gerekiyorsa iki prese sahip olunmalıdır. Preslerden birisine taze bitkiler yerleştirilirken, diğerinde kurutulmuş bitkiler korunabilir. Amatör bir toplayıcının kullanacağı uygun pres ölçüleri 26 x 40 cm.liktir. Presin alt tarafına 10-20 mm. kalınlığında filtreli kağıt konulur. Bu presin kuvvetli olmasını Sağlar (Stehli und Brunner, 1981).

 

Preslemede Dikkat Edilecek Hususlar

 

1. Kurutma kağıtları arasına yerleştirilen bitki örneklerinde, yaprakların alt ve üst yüzeyleri görülebilmeli ve üst üste yığılmadan açarak yerleştirilmelidir. Bu amaçla, üst üste binmiş bitki kısımları, aralarına sokulan filtre kağıdı parçalan ile birbirlerinden ayrılırlar.

 

2. Örnek üzerindeki yapraklar çiçekleri örtmemelidir.

 

3. Çiçekleri can ve boru şeklinde olan öneklerde, çiçeklerden bazıları uygun bir bıçakla kesilip açılmalı ve çiçek organları görülebilir şekilde yerleştirilmelidir.

 

4. Preslenecek bitki örneğinde kopmuş olan çiçek, tohum, meyve ve diğer küçük parçalar kağıt torbalara konularak, asıl örnekle birlikte preslenmelidir.

 

5. Kurutma kağıdı ve pres boyutlarından büyük bitki örnekleri V, W, N şeklinde kıvrılarak prese yerleştirilmelidir.

 

6. Soğanlı bitkilerin toprakaltı kısımları çakı ile ikiye bölünerek, yumrulu olanlar ise yumruları birkaç yerden iğne ile delinerek veya kaynar suya batırılarak yumrudaki nişastanın dışarı çıkması sağlandıktan sonra pres altına alınmalıdır.

 

7. Kolay kuruyan bitkilerde (çayırlar) ince ara tabaka kullanılır ve presin baskı gücünden tamamen yararlanılır. Ancak pres çok ince olmamalıdır. Yoksa baskı zayıf kalır.

 

8. Özsuyu zengin olan bitkilerde ara tabakalar birkaç saat sonra değiştirilmeli, filtre kağıtları da yenilenmelidir.

 

9. Hassas bitkilerde ilk 24 saat içinde ara tabakanın değişiminin 3 defa yapılması yararlıdır. Daha sonra günlük olarak değiştirilir. Bunu takiben her iki üç günde bir değiştirilir.

 

10. Kalın gövdeli bitkilerde kurutma kağıtları parçalar halinde kesilerek yaprak ve çiçeklerin üzerine yerleştirilir. Aksi halde bitkinin gövdesi kalın, yuvarlak ve çiçekler ince olduğu için gazete kağıdına tam değmez ve kurutma sırasında buruşurlar.

 

 Herbaryum Yaparken Familya Düzeyinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

 

Alismataceae: Çiçek ve meyvelerden örnekler alınmalı, erkek ve dışı çiçekler toplanmalıdır.

Amaranthaceae: Olgunlaşmış meyve örneği alınmalı, Monoik veya dioik olduğu not edilmelidir.

Apiaceae (Umbelliferae): Uzun boylu bitkilerde taban ve gövde yapraklarından da örnekler alınmalı, bitki boyu not edilmeli, özellikle meyveli örnek toplanmasına dikkat edilmelidir.

Aracea: Bitki toplanırken meyveli örnek tek başına pek yeterli olmamaktadır. Çiçekler, çiçek durumu, toprak altı parçaları ve yapraklar daha önemli olmaktadır.

Aristolochiaceae: Periant'ın rengi ve şekli not edilmeli, bir kaç periant açılarak preslenmelidir.

 

Asteraceae (Compositae): Kapitula'daki tüpsü ve dilsi çiçeklerin renkleri ayrı ayrı not edilmeli, büyük kapitulalı örneklerde 1-2 kapitula ortadan ikiye kesilerek preslenmeli, büyük boylu bitkilerde taban yapraklarından da örnekler alınmalıdır.

Borağınaceae:  Korolla tüpünün iç özelliklerini not etmek yani boğaz kısmında tüylerin veya pulsu yapıların bulunup bulunmadığım belirtmek, ayrıca stamenlerin bağlanma yerlerini not etmek; meyveli örneklerden de toplamaya çalışmak yararlı olur.

Brassicaceae (Cruciferae): Cruciferae taksonomisinde meyve özellikleri büyük önem taşıdığından, meyvesiz örneklerin teşhisi cins düzeyinde de olsa hemen hemen imkansız gibidir. Bu bakımdan çiçekli örneklerin yanı sıra olgun meyveli örneklerin toplanmasına dikkat edilmelidir.

Campanulaceae: Korollanın dış şekli ve gözlenebildiği kadarıyla kapsüllerin açılış yerleri, stigma, löp sayısı not edilmelidir.

Caryophyllaceae: Stilus sayısı ile kapsül dış veya kapaklarının sayısı not edilmelidir.

Chenopodiaceae. Bu familyada monoik ve polygam esey dağılımı yaygındır. Özellikle meyveli örneklerin toplanması gerekir. Mümkün olabildiğince periant parçaları, stamen ve stilusların sayıları not edilmelidir. Bu iş için %10'lük el büyüteci gerekir. Türlerin pek çoğu halofittir (türlü topraklarda yetişen), çorak ve ruderal yerlere adapte olmuşlardır. Çiçeklenme ve meyvelenmeleri geç olduğundan genellikle ideal örneklerin toplanması Ağustos-Eylül sonlarından itibaren olmalıdır.

Convolvulaceae: Birkaç petal yaprak yarılarak preslenmelidir.

Cucurbitaceae: Monoik veya dioik esey dağılımı, korollanın şekli not edilmelidir.

Cuscutaceae: Üzerinde yaşadığı bitki not edilmeli, çiçekli ve meyveli örnekler toplanmalıdır.

Cyperaceae: Olgunlaşmış meyve, çiçek ve toprak altı kısımları toplanmalıdır.

Dipsacaceae: Olgunlaşmış meyve toplanmalı, Kapitula şekli ve çiçek rengi not edilmelidir.

Euphorbiaceae: Glandların şekli ve rengi gerektiğinde çizilerek not edilmelidir.

Fabaceae (Legüminosae): Çiçekli ve meyveli örneklerin toplanması, korolla renginin not edilmesi gerekir.

Geraniaceae: Olgunlaşmış meyve, yaprak ve toprak altı kısımlarından örnekler alınmalı, bitkinin genel duruşu not edilmelidir.

İridaceae: Bir kaç çiçek yarılarak preslenmeli; yumrulu örneklerde tunikanın doku şekli ve rengi not edilmelidir.

Juncaceae: Meyve ve toprak altı kısımlardan örnekler alınmalı, stamen sayısı, yaprak şekli not edilmelidir.

Lamiaceae (Labiatae): Stamenlerin şekli, pozisyonu, sayısı ve stilus çıkış yeri not edilmelidir.

Lemnaceae: Çiçek ve yapraklardan örnekler alınmalı, köklerin sayısına dikkat edilmelidir.

Liliaceae: Yaprak şekilleri not edilmeli, muhakkak toprak altı organları ile birlikte toplanmalı. Soğanlı örneklerde ikiye yarılarak preslenmeli, tunikanın doku şekli (ipliksi,levhali,ağsı) not edilmelidir.

Linaceae: Petalleri çabuk döküldüğünden ayrı naylon torbalarda korunarak bir an önce dikkatlice preslenmelidir.

Loranthaceae: Çiçek ve meyvelerden örnekler alınmalı, çiçek şekilleri ve hangi ağacın üzerinde bulunduğuna dikkat edilmelidir.

Malvaceae: Çiçek, olgun meyve ve toprak altı kısımlarından örnekler alınmalı, çiçeklerin rengi not edilmeli ve yarılarak preslenmelidir.

Orçhidaceae: Çiçek rengi ve şekli not edilmeli. Mümkünse renkli fotoğrafı çekilmelidir.

Orabanchaceae: Çiçek rengi ve hangi bitki kökleri üzerinde yaşadığı not edilmeli, ayrıca gövdeleri succülent (suca zengin)olduğundan boyuna yarılarak veya gövde üzerinde çakı ile boyuna çizilip açılarak preslenmelidir.

Papaveraceae: Çiçek rengi ve petallerin şekli not edilmelidir. Meyveli örneklerden de toplanmalıdır. Papaver (Gelincik) de petaller çok ince ve kolay döküldüğünden bunlar ayrı naylon torbalarda toplanmalı ve kısa zamanda preslenmelidir. Ayrıca preslerken çiçekli kısımların altına kağıt mendil sermek yararlı olur.

Poaceae (Gramineae): Anterlerin renkleri; ligülanın bulunup bulunmadığı, şekli, uzunluğu not edilmelidir.

Polygonaceae: Meyve ve toprak altı kısımlarından örnekler alınmalı, bitkinin genel duruşu ve çiçek rengi not edilmelidir.

Potamogetonaceae: Meyve, stipul ve suya yatık yapraklardan örnekler alınmalı, Stipuller düzgün ve kolaylıkla görülebilecek bir şekilde pres edilmelidir.

Primülaceae: Çiçek, yaprak, olgunlaşmış meyve ve toprak altı kısımlarından örnekler alınmalı, çiçek şekli ve rengi not edilmelidir.

Ranunculaceae: Meyveli örneklerin de toplanmasına gayret edilmeli; petallerin sayı, renk ve şekilleri, sepallerin geriye dönük olup olmadığı not edilmelidir.

Resedaceae: Olgunlaşmış meyvelerden örnekler alınmalı, çiçek rengi edilmelidir.

Rosaceae: Hem çiçekli hem de meyveli örneklerin toplanmasına gayret edilmelidir. Drupa ve elma tipi meyveye sahip örneklerde birkaç meyve ortadan kesilerek preslenmelidir.

Rubiaceae: Çiçek ve yapraklardan örnekler alınmalı, çiçek rengi not edilmelidir.

Salıcaceae: Erkek ve dışı bitkilerden çiçekli ve yapraklı örneklerin ayrı ayrı toplanmasına özen gösterilmelidir.

Scrophülariaceae: Özellikle Verbaşçüm cinsinin taban ve gövde yapraklarından örnekler alınmalı; stamenlerin sayısı, fiamentlerin tüylülük durumu ve tüylerin rengi, anterlerin bağlanış şekilleri not edilmelidir. Korollaları çabuk döküldüğünden preslemede itina gösterilmelidir.

Solanaceae: Çiçek ve meyvelerden örnekler alınmalı, çiçekler yarılarak preslenmeli ve meyve rengi not edilmelidir.

Typhaceae: Çiçek ve yapraklardan örnekler alınmalıdır.

Violaceae: Petallerin rengi, mahmuzların rengi ve boyu not edilmelidir.

 

Havalandırmalı Presleme

 

Ara kağıt tabakaları yerine bu yöntemde oluklu karton veya iskeletli metal folya kullanılır. İskelet içerisinden sıcak hava geçirilir, böylece filtreli kağıttan nem buharlaşarak uzaklaşır.

Diğer preslere göre üstünlüklerine bakacak olursak;

1- Ara tabakalı preslerdeki tabaka değiştirme zahmetinden kurtulunur.

2- Hızlı su çıkışı sayesinde renk çok daha iyi korunur ve yapı bozulmaz.

 

Bu yöntem diğer tel kafesli presler için de elverişlidir. Paket malzemesi olarak uygun büyüklükte karton iskelet oluşturulabilir. Metal folya ise izolasyon amaçlı olarak kullanılabilir. Kartonun iskeleti paralel olarak dizilir. En iyisi kartonları birbirine yapıştırmaktır. Uzun süreli dayanıklılık için ince aluminyum levhalar kullanılırsa sıcaklığı daha çabuk iletir. Karton iskelet zaman zaman değiştirilir. Presin doldurulması kolaydır; önce filtreli kağıt, üzerine karton iskelet, onun üzerine iki tabaka filtreli kağıt, gazete kağıdı veya sünger karton serilir. Yeniden üzerine karton iskelet konulur. Bu yöntemde sürekli, yumuşak bir sıcak hava akımı gerekir. Kendi kendimize de basit bir kurutma sistemi yapabiliriz. Sabit bir tahta kutudan oluşan bu sistem sıkça kullanılan preslere de uygundur. Isıtma işlemi ampullerle yapılır. Sandığın üzerine konulan bu preslerin içine kutudaki ısınan hava girer ve sirkülasyon ile dışarı çıkar. Sıcaklığı, ampullerin açma kapatma düğmeleri ile ayarlayabiliriz. Ancak 48 saat sonra ilk presteki bitki kurutulmuş olur. Çok kuvvetli şu içeren bitkiler bu yöntemle bir kaç günde kurur. İdeal olanı termostatlı olarak düzenlenmiş olan kurutma dolaplarıdır (Stehli und Brunner, 1981).

 

Ütüleme veya Fotopresli Hızlı Kurutma Sistemi

 

 Genelde 45 °C ve üzerindeki sıcaklık dereceleri kurutmada uygun değildir. Bitkilerde fermantasyona sebep olan renk değişimlerine neden olur. Hızlı kurutma ile renkler bozulmadan korunabilir. Bu sırada fermantasyon olayı aktif olmamalı, çiçek renkleri zarar görmemelidir. Sıcaklık iyi ayarlanmalıdır. Örneğin; elektrikli ütü ile yapılacak bir işlemde sıcaklık seçimi “Sentetik” ayarında olmalıdır. Yani, sentetik kumaşı eritmeyecek derecede olmalıdır.

 

Basit yöntem; filtreli kağıtlar arasındaki bitkinin ütülenmesidir. Bunun için iki sert lifli kartona ihtiyaç vardır. İki filtreli kağıt arasına bitki yerleştirilmiş halde bu sert lifli karton arasına konularak, hafif baskı ile ütülenir. Filtreli kağıttan çıkan nem buharlaşır. Daha sonra hepsi bütün olarak ters çevrilerek yeniden ütülenir, 20 dakika sonra bitkinin kuruyup kurumadığı kontrol edilir. Kesinlikle uzun süre fazla işi ile ütülenmemelidir, aksi halde bitki kırışır ve dalgalı buruşukluklar oluşur.

 

Elektrikli Fotopreste kurutma yöntemi; Bunda dolgu maddesi, iki filtreli kağıt levha ve basit bir örgü bez ile kurutma işi yapılır. Fotopreste ayarlanabilir işi basamakları vardır. Kurutma süresi her bitkinin şu içeriğine ve presin ısısına göre yarım saatten bir saate kadar sürebilir. Kuruyan yüzeyin bombeleşmesi yüzünden küçük bitkiler tercih edilir. Başarılı ütü metodunda “On çalışma” için kalın, öz suyu bol bitkiler kullanıla bilinir (Stehli und Brunner, 1981).

 

Preslenmesi Zor Bitkilere Buhar İşlemi Uygulanması

 

Bazı bitki türlerinin preslenmesinde çeşitli sorunlar ortaya çıka bilmektedir. Örneğin Çirsium arvense (Köy göçüren)' de olduğu gibi dikenli yapraklar sorun yaratabilir. Kalın çiçek başları preste kubbemsileşir, preslenmesi zorlaşır. Diğer bazı bitkilerde dikenler çok yer tutar ve filtreli kağıdı delebilir. Bu bitkiler 2 sert lifli kartonun arasına konularak preslenir.

 

Özsuyu bol ince kabuklu meyveler çizilir ve böylece özsu uzaklaştırılmış olur. Büyük meyvelerde yaş koruma yapılır. Soğan ve yumru kökler ortadan bölünüp, pörsümesi için önce bekletilmesi önerilir. Çünkü ölü dokular suyu filtreli kağıda çok çabuk verirler. Kalın yapraklı etli bitkileri haşlamak veya buhara tutmak preslemede kolaylık sağlar. Çok sağlam yapılı bitkiler haşlanabilirler. Bu amaçla bitki tele bağlanarak birkaç saniye kaynar suya daldırılırlar. Diğer bir yöntem de işi işlemi özel bir buhar odasında yapılabilir. Bitkiler levha üzerine yatırılır ve yapısına göre yarım ile iki saate kadar yoğun buhara bırakılırlar. Daha sonra dışarı alınıp filtreli kağıt levhalar arasında preslenirler. Hızlı su alımı ile bitkileri kurutma işlemi kısmen kısa sürer. Suyun buharlaşması önce çok hızlı olur. Bu yüzden 1 saat sonra ara tabakalar değiştirilir. Çiçekler her kısa ısıtmadan önce bitkiden veya iki saate kadar yoğun buhara bırakılırlar. Daha sonra dışarı alınıp filtreli kağıt levhalar arasında preslenirler. Hızlı su alımı ile bitkileri kurutma işlemi kısmen kısa sürer. Suyun buharlaşması önce çok hızlı olur. Bu yüzden 1 saat sonra ara tabakalar değiştirilir. Çiçekler her kısa ısıtmadan önce bitkiden uzaklaştırılır ve özel olarak preslenirler (Stehhi und Brunner, 1981).

 

Preslenmiş Bitkinin Yapıştırılması

 

Presten alınan bitkiler, karton levhalar arasında bir tabakaya yapıştırılana kadar yeniden korunurlar. Yapıştırılacak levha mümkün olduğunca sert kağıttan olmalıdır. İnce karton bu iş için daha uygundur. Böylece bitki kırılmaktan korunmuş olur. Levhanın ölçüleri presin ölçülerine uygun olmalıdır.

 

Pres ölçüsü 26 x 40 cm olmakla birlikte, levhanın bundan büyük olması daha uygundur. Levha ölçüsü genelde 29 x 42 cm, amatörler için ise yaklaşık 22 x 34 cm.dir. Koleksiyonun masrafı ve yer ihtiyacının artmaması için karar kılınan levha büyüklüğü sabit tutulmalıdır.

 

Bitki kartona yapıştırılırken dikkat edilmesi gereken ilk şey sağ alt köşede etiket için yeterli bir yer bırakılmasıdır. Böylece preslenmiş bitki yüzeye düzenli şekilde yapıştırılır

 

Bitkinin sabitleştirilmesi için yapışkan bant kullanılmalıdır. Burada genellikle 3 mm genişlikte kesilen yapıştırıcı bantlar kullanılır. Yapıştırıcı bant bitkiyi sabit tutar ve ihtiyaca göre yeniden açılabilir. Sap ve yaprak, uygun olan ve az zarar görebilecek noktalarından yapıştırılır. Bant sapı iyi çevrelemelidir, aksi taktirde gevşer. Köşeli kalın saplar söz konusu olduğunda,önce kartonda bir yer açılarak sap buradan geçirilir ve karton ile birlikte yapıştırılır. Yapıştırıcı olarak kullanılan bandın selöteyp olması tavsiye edilmez, çünkü birkaç yıl sonra rengi solar ve yapışkanlığını kaybeder. Bu yüzden zamkli kağıdı tercih etmek daha doğru olur.

 

Bütün kısımların tutup tutmadığım kontrol için herbaryum levhası dikkatlice ters çevrilir. Bitkinin bütününün levhaya yapıştırılması iyi değildir. Çünkü daha sonraki araştırmalarda yeniden ayırmak gerekebilmektedir. Bununla birlikte, bu yöntemin kullanılması kırılma tehlikesini önemli ölçüde azaltmaktadır. Çünkü bütün kısımlar levha ile sabitleşmektedir. Bu yöntem, yumuşak bitkilerde yararlı olmaktadır. Laboratuar dersleri için yapılan toplamalarda da s nedeniyle arzu edilmektedir. Cam levha üzerine şu ile inceltilmiş elastik reçine ince bir tabaka halinde sürülür ve yapıştırılmak istenen bitki cam üzerine yatırılır. Bundan sonra pens ile itinalı bir şekilde kaldırılıp, levha üzerine konulur. Daha sonra kum torbası veya başka bir ağırlıkla desteklenmiş olan sert lif levha ile 2 saat presleme yapılır. Herbaryumlar böylece kurumaya bırakılır. Kalın ağaç dalları, ne bandajla, ne de yapıştırıcı ile levha üzerine sürekli olarak sabitleştirilemez. Bu nedenle ip kullanılarak levhaya dikilir. Bunun için levha ince kartondan olmamalıdır. Çiçekli bitkilere ait gevşek tohum ve meyveler küçük bir kağıt zarf ile uygun olan yerinden levhaya yapıştırılır.

 

Çiçekler parçalanarak preslenebilir. Daha sonra çanak, taç yapraklan vb. ayrı ayrı yapıştırılır. Açık renkli çiçekler köyü kartona yapıştırılmalıdır. Son işlem olarak, gerekli verilen içeren etiket sağ alt kısma yapıştırılır. Küçük olmayan ve ölçülere sahip etiketler kullanılmalıdır. Bitki hakkındaki bütün materyaller, örneğin; literatur özeti, gazete kupürü, fotoğraflar veya yayılım bölgesinin küçük bir taslağı bu levhaya ilave edilebilir.

 

HERBARYUM ÖRNEKLERİNİN ETİKETLENMESİ

 

Toplanıp preslenmiş materyalin devamlı kullanılabilmesi için etiketlenmesi şarttır. Burada bilimsel isimleri kullanmak gerekir. Zorunlu olmamakla birlikte Autor (Yazar) isimlerinin etikete konulması önerilir. Örneğin; Bellis perennis L. (Köyün gözü) ‘deki L.: Linne'nin baş harfinde olduğu gibi Autor ismi de bitkinin ilmi isminin yanında verilir. Eğer bir bitki için iki isim geçiyorsa geçerli olan isimden sonra başa Sinonim yazılıp parantez içerisinde verilir. Örneğin Çirsium arvense (L.) Scop. (Koygocuren)'un Sinonimi Serratula arvensis L.'dir (Davis, 1975).

 

Etikette mümkün olduğunca bitkinin toplandığı yer hakkında bilgi verilmelidir. Cam tüplerdeki tohum koleksiyonlarında etiket çok küçük tutulmalıdır. Sadece bilimsel isim ve düzenleme numarası yazılabilir. Etiketler için beyaz ve iyi bir kağıt seçilmelidir. Okunaklı bir yazı, koleksiyona dış görünüş itibariyle iyi not verir. Yazımda uygun bir daktilo da kullanıla bilinir.

 

Tükenmez kalem kesinlikle kullanılmamalıdır. Çünkü zamanla yazılar silinir. Yazım işinde yazı şablonu da kullanıla bilinir. Etiketi yapıştırmak için reçine yapıştırıcı kullanılmalıdır. Zamk veya kola kullanılmamalıdır.

 

Akıcı preparatlarda etiket, kaplama koruyucu bir yapıştırıcı ile korunmalıdır.

 

Bitki örnekleri kartonlara tutturulup, kaydedilen bilgiler etikete yazılır ve sonra kartonun sağ alt köşesine yapıştırılır.

 

Etiketler değişik ölçülerde olmakla birlikte en çok kullanılanlar 5 x 8; 7.5 x 12.5 ve 11 x 13 cm ölçülerinde olanlarıdır.

 

Etiket Üzerinde Bulunması Gereken Bilgiler

 

1. Etiketin üst kısmında herbaryumun uluslararası adı bulunmalıdır. Şayet bitki bir bölge veya ülke florası çalışması için toplanmışsa,çalışılan bölge veya ülkenin adı etiketin en üstüne yazılabilir,

 

2. Bitkinin turu,

 

3. Familyası,

 

Herbaryum örnekleri için tıklayın...