BALIK HASTALIKLARI

 

BALIK HASTALIKLARI

.Bu tabaka deri-su temas yüzeyinin büyük bir kısmını oluşturur ve aynı zamanda mantar ve bakterileri öldürücü bir etkinliği vardır.Burada herhangi bir travma sonucu oluşabilecek zedelenme veya hasar sistemik bir hastalığa zemin hazırlar.Ayrıca,bazı balıklarda bulunan pullar iç deri ile bağlantılıdır.Dış etkenlere bağlı olarak pulların birinde dahi oluşacak bir kopma,zedelenme v.s, mikropların organizmaya yayılmasına yol açacaktır.Bu yüzden balık yetiştiriciliğinde suyun kalitesine,havalandırılmasına,değiştirilmesine,balıkların beslenmesine ve benzeri faktörlere azami ölçüde dikkat etmek gerekir. Balık hastalıklarının nedenleri,gelişimi ve sonuçlanması yeteri kadar aydınlanmadığı için tedavi olayı da tam olarak yapılamamaktadır.Bu yüzdende bu konuda bu güne kadar yapılan çalışmalar sınırlı kalmıştır. Diğer yetiştiricilik alanlarında olduğu gibi balık yetiştiriciliğinde de hastalıklardan korunma,tedaviden daha önemlidir.Herhangi bir patojenin izolasyonu ve tanımlanması her zaman tedaviye başlamak için yeterli değildir.

Tedaviye başlayabilmek için,hastalık etkeni bakterinin türü,ölüm oranı,sürünün maddi değeri,tedavinin maliyeti gibi bir çok faktör göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.Ayrıca üretim çeşidi,üretimin yapıldığı ünitenin durumu,su ısısı ile su kalitesi,tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktörlerdendir. Tedavi maliyetinin balık ölümlerinden doğan kayıplara oranı ticari balık yetiştiriciliğinde çok iyi düşünülmesi gereken bir kriterdir.Eğer kullanılacak kimyasal maddenin maliyeti,balığın değerini aşıyorsa tedaviden ziyade koruyucu önlemler alınarak yada balık porsiyonluk boya erişti ise pazara sevk edilerek,hastalık durumu atlatılmaya çalışılır.Ancak damızlıklar gibi maddi değeri yüksek balıklarda tedavi gündeme gelir. Göllerde yapılan yetiştiricilik;güneş ışığı,güneş ısısı,yağmur suyu,nitrifikasyon,algal üreme v.s'den etkilenim fazla olduğu için kontrolü zor olan yetiştiriciliktir.Bu tip üretim tesislerinde,su yoluyla hastalık tedavisi sınırlıdır.balıkların üretim tesislerinden uzaklaştırılarak banyo gibi external tedavi yöntemleri uygulanabilir.Fakat bu gibi yöntemler hem zordur,hem de balıkta sitres yaratır.Buralarda yapılacak en etkili tedavi yöntemi,ilacın yeme karıştırılarak verilmesidir. Alabalık tesislerinde olduğu gibi akar suyun kullanıldığı “raceway”tipi sistemler ise en az kontrol edilebilir sistemlerdir.

Deniz balığı yetiştiriciliğinde kullanılan tedavi yöntemleri,tatlı sularda kullanılan yöntemlerle hemen hemen aynıdır.ancak bazı noktalara dikkat etmek gerekir.şöyleki;Oxytetracyclin gibi bazı antibiyotikler Ca ve Mg ile kolaylıkla bileşikler oluşturabilirler.Bu da sudaki etkin konsantrasyonu ve dolayısıyla balık tarafından alınan miktarı azaltır. Bilinmelidirki tedavi amacıyla kullanılan kimyasal maddeler,küçük su canlılarını zarar verebilir.Ayrıca ilacın farmakokinetiği balığın türüne görede değişebilir. Tatlı su balıkları çevrelerine göre daha hipertoniktirler.Ozmotik dengeyi sağlamak için özellikle solungaçlar aktif olarak iyonları alırlar.Su içmezler ve ayrıca böbreklerde fazlaca iyon absorbsiyonu vardır.Deniz balıklarında durum tersine işler.Çevresine oranla hipotonik olan balık fazla miktarda su içer ve solungaçlar ile böbreklerden fazla miktarda iyon atılımı vardır.Balıkların fizyolojisindeki bu farklılık nedeni ile deniz balıklarında su yolu ile sistemik tedaviden sonuç alınırken,tatlı su balıklarında bu sistem çalışmaz.

Balıklarda ilaç kullanımı evcil hayvanlarda olduğu gibi beklenildiği şekilde gerçekleştirilemez.Çünkü hastalıkların sağıtımında,seçilen ilaçların büyük ölçüde yeme katılarak verilmesi zorunluluğu vardır.Ancak bu durumda,su ortamına atılan ilaçlı yemin ne ölçüde balık tarafından alınacağını önceden kestirmek zordur.O nedenle ilaç uygulama yöntemlerini ve etkilerini iyi bilmek gerekir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Terapötik maddeler balıklara başlıca 3 şekilde verilmektedir: a-) İçinde bulunduğu su yolu ile external tedavi. b-) Yem ile birlikte sistemik tedavi. c-) enjeksiyon.

Su Yolu İle Tedavi Balıkların tedavisinde en çok kullanılan yöntemdir.Kolay ve balıklar için stressiz olması gibi avantajlara sahiptir.Ancak bu yöntemde doz ayarı oldukça zordur.İlaç gerektiğinden daha az yada daha çok kullanılabilir.Bazı ilaçlar suda daha çok bozulabilmektedir.Terapötik index dardır.Bu yüzden de , dokularda terapötik seviyeye ulaşmak zor olabilir.O yüzden uygulamaya geçilmeden önce bazı tedbirlerin alınmasında fayda vardır.Bunlar sırası ile; 1- Uygulamaya geçilmeden önce ortamın ısısına göre, balıklar 12-48 saat süre ile aç bırakılarak oksijen tüketimi ve amonyak oluşumu azaltılır.Sıcak günlerde uygulama , su ısısının en düşük olduğusaatlerde yapılmalıdır. 2- Balıkların solungaçları dikkatle muayene edilerek , parazit ve benzeri etkenler varsa önce bunlara yönelik sagıtım yapılmalıdır.Eğer sel , su basması gibi durumlar varsa derhal uygulamaya son verilmelidir. 3- Sağıtım uygulamasının , belli sayıda balıkta yapılacak deneme ilaçlamasını takiben alınan cevaba göre 12-24 saat sonra yapılması önerilir.Sağıtım esnasında sudaki serbest oksijen miktarı ölçülerek belirlenmelidir.İlaç uygulanmakta olan balıklar arasında huzursuzluk gösterenler tesbit edildiğinde uygulama hemen durdurulmalıdır. 4- Yapılan uygulamaların ayrıntılı biçimde ve sonuçları ile kaydı tutulmalıdır.Böylece ileride yapılacak olan uygulamalara kaynak teşkil edecektir. 5- Balık derisi keratinize değildir.Bu keratinizasyon yokluğu sayesinde balık ilacı deriden emilim yoluyla alabilmekte ve böylece sistemik tedavi mümkün olabilmektedir.Ancak balık ilaçsız bir ortama alındığı takdirde aktif konsantrasyon hızla düşmektedir. 6- İlacın sudaki yarı ömrü iyi belirlenmelidir.Kimyasal aktivite pH , ısı , ışık ,su sertliği ve diğer faktörlerden etkilenir. 7- Su balılar için hayati öneme sahiptir ve ona eklenecek herhangi bir şey , kimyasal dengelerini kolaylıkla bozabilmektedir.Örneğin;yaygın olarak kullanılan formalin aynı zamanda bir indirgendir ve sudaki oksijen seviyesini kolaylıkla düşürebilmektedir.Bu maddenin kullanılması halinde extra aerasyon (oksijenleştirme) yapılması gerekir.Metilen mavisi ve antibiyotikler nitrifikasyon yapan bakterileri inhibe ederler ve suda toksik metabolitlerin birikimine neden olurlar. Su yolu ile tedavi çeşitli şekillerde uygulanmaktadır.Bunlar sırası ile;

a-) Banyo tarzı uygulama: Balıklar yüksek konsantrasyonda ilaca kısa birsüre maruz bırakılırlar.Etkili doz , nitrifikasyon bakterileri için genellikle toksiktir.Bu nedenle , biyolojik filtre içeren sistemlerde tedavi ya ayrı bir ünitede uygulanmalı ya da tedavi sonrası filtre yeilenmelidir.Balıklar konmadan önce tüm ilacın bütünü ile erimesi beklenilmektedir.Eğer zayıf yada duyarlı balıklar çoğunlukta ise daha düşük dozlarda multiple tedavi yoluna gidilmelidir. b-)

Flush uygulama: Flush tarzı tedavi yöntemi , banyo yönteminin akarsu sistemleri için uygulanan bir modifikasyonudur.Tedavi esnasında su akışı durdurulmaz ancak yüksek konsantrasyonda kimyasal madde sisteme eklenir.Toplam doz 1-2 dakika içinde sisteme katılmalıdır.Belli miktardaki ilaç sistemin giriş kısmında suya katılır ve bütün akıntı boyunca yayılması sağlanır.Fazlaca toksik maddeler bu tarz tedavide kullanılmamalıdır.Çünkü eşit miktarda dağılım sağlanamaz.Tedavi sırasında akış hızının azaltılması tavsiye edilmektedir.Böylece istenilmeyen bir durum görüldüğünde (hypoksi v.s) akıntı hızının tekrar ayarlanması sureti ile tehlike ortadan kaldırılmış olur.

 c-) Sabit akım: Bu yöntemde sabit miktardaki kimyasal madde , fix periyot boyunca gerekli konsantrasyonu sağlayacak şekild sabit hacimde akan suya katılır.Bu tarz tedavi özellikle akarsu sistemlerinde uygulanır.Bu yöntemde kullanılan ilaçlar;formalin,maleşit yeşili,potasyum permanganat,ve amonyum quarterner bileşikleridir.Diğer tedavi yöntemlerine oranla daha az tercih edilir.Çünkü pahalı olduğu gibi toksik kimyasal maddelerin akarsu ile birlikte çevreye yayılma tehlikesi mevcuttur.

d-) Uzun süreli daldırma: Bu yöntemde balıklar , düşük konsantrasyonda ilaç içeren su içinde , 24 saat süre ile bekletilir.Bu sayede tedavi sonrasında su değişimine ihtiyaç duyulmaz.

 e-) Swap yöntemi: Bu yöntem genellikle maddi değeri yüksek balıkların lokal , yüzeysel enfeksiyonlarında ve yaralarının tedavisinde kullanılmaktadır.Ancak pratik değildir.

 Oral Tedavi Özellikle sürü halinde ilaç uygulamasının gerekli olduğu durumlarda kullanılan bir yöntemdir.Terapötik madde , yeme karıştırılarak balığa verilir.yalnız yağda kolay çözünenilaçlar yemin yağ kısmında uzun süre kalırlar.Suda çözünenler ise su ortamına geçerek sağıtımın yararını azaltırlar.Balıkların iştahsız oluşları tedaviyi etkisiz bırakabilir.Diğer bir yandan doz aralığıda bir problemdir.Balıklar genellikle 3 günde bir beslenirken , ilaç uygulaması esnasında günlük olarak beslenmelidir.

Parenteral(enjeksiyonla)Tedavi İlaçlar balıklara intra venöz (Damar içi) , intra muskuler (Kas içi) ve intra peritonal ( periton içi) yolla verilir.Özellikle büyük balıklarda ilaç uygulamasında ağız venası tercih edilir.Parenteral uygulamalarda en fazla tercih edileni sırt yüzgeci altından adale kitlesine yapılan uygulamadır.Verilecek ilaç miktarı 0.1-0.2 ml/100 gr civarındadır.İlaçların verilmesinde güvenli bir yoldur.