ÇAVDAR MAHMUZU

 

Buğdaygillerin çiçekli başlarına yerleşen asalak mantar (Slaviceps purpurea). Buğday, arpa, yulaf, özellikle de çavdar gibi buğdaygiller ailesi türlerine, bitkinin çiçek açtığı sırada tepecik yoluyla bulaşan | çavdarmahmuzu, yumurtalıkta gelişir ve tanenin yerinde, "sklerot" adı verilen iri, siyah renkli bir yapı oluşturur. Ergotamin ergotinin, vb. çok sayıda zehirli alkaloyit içeren bu sklerot, iyi denetlenmeyen unlar yoluyla insana bulaşarak çavdarmahmuzu hastalığına yol açar. Ortaçağda Avrupa'da toplu ölümlere neden olan çavdarmahmuzu hastalığı, un fabrikalarında tahıllar un yapımından önce denetlendiği için, günümüzde .ender; rastlanan bir hastalıktır.

Çavdar Mahmuzu dünyada ilk defa 1711 yılında Geoffray tarafından bulunmuş (Campbell 1958) ve 1853 yılında

Tulasne tarafından isimlendirildiğinden beri birçok çalışmalara konu olmuştur. Bu hastalığın üründe meydana getirdiği verim düşüklüğünden çok bunlarla bulaşık ürünler yenildiğinde insan ve hayvanlarda meydana getirdiği toksisite önemi taşımaktadır Bu nedenle ilâç endüstrisinde önemli yer işgal etmeye başlamıştır. Fungusun, normal tane yerine meydana getirdiği sklerozlarda ergotinine, ergotinic asid, ergobasine ergostotrine, ergotetrine, ergotocin, cornutine, spacelotoxine gibi birçok alkoloidler bulunmaktadır. Bu alkoloidleriin ilâç sanayiinde geniş miktarda kullanılması dolayısile bu konuda yapılan çalışmaların büyük bir kısmı başaktaki sklorttsayısını artırmak ve alkoloidce zengin ırklarının saptanması yönünden olmuştur.

Genellikle bir başakta bir adet sklorot meydana gelmektedir. Fakat hastalı;ğın şiddetli salgın yaptığı senelerde bu sayı bitki çeşidinin hassasiyetine göre.artmaktadır. Bell (1941), İspanya'da bir başakta 12 sklorat'a rastladığını belirtmektedir. Darpoux (1955), Romanya'da 1933 yılı çavdar ekmişlerinde % 70—80Çavdar mahmuzu bulunan tarlaların bulunduğunu belirtmektedir. Fakat bu bilgiler hastalığın salgın yaptığı senelere aittir. Karaca (1968)Chestere'eatfenS.S.C.B.'de Çavdar mahmuzundan dolayı mahsul kaybının % 20'yi bulduğunu,

Campbell (1957), U.SA/de çavdarlarda yapılan yıllık yoklamalarda Çavdar mahmuzu miktarının değiştiğim* (1942'de % 9; 1943'de % 15.3; 1951'de % 7.7; 1952'de % 10.1) ve bu değişikliklerde hava şartlarının rol oynadığını belirtmektedir. Rapüly (1966) ise Fransa'da hastalık oranının % 1—9 arasında değiştiğini belirtmektedir.