TAHILLARDA KÜLLEME

 

(Erysiphe graminis "DC." Wint.)

Etmenin tanımı ve yaşayışı

 

Fungus konukçu üzerinde yüzeysel mycelium örtüsü oluşturur. Miseller epidermis hücrelerine emeçlerini gönderirler. Epidermiste el şeklinde dallanan ve beslenip büyüyen miseller conidiophore (konidi taşıyıcılarını) oluştururlar. Bunların ucunda teşbih tanesi gibi uç uca eklenmiş conidium'lar (konidiler) meydana gelir. Olgunlaşan konidiler ayrılarak yeni enfeksiyonları meydana getirirler. Konidiler 12-15 mikron genişlikle 24-30 mikron uzunlukta olup elipsoit şeklindedir. Konukçu sararmaya başladığı zaman misel yığınlarında cleistothecium'lar meydana gelir. Cleistothecium 152-251 mikron çapında küre veya oval şekildedir. Her cleisto thecium'da ortalama 30.4 mikron genişlikte 77.4 mikron uzunlukta oval veya silindir şeklinde 15-20 adet ascus bulunur. Ascuslar içinde dinlenme devresinden sonra belirli koşullarda 4-8 askospor meydana gelir. Bunlar hububatı enfekte ederek hastalığın meydana gelmesini sağlarlar.

Etmen ılıman bölgelerde kışı bitkiyi enfekte etmiş misel halinde geçirdiği halde diğer bölgelerde kışı cleistothecium halinde geçirir. Bitkilerin sararması ile birlikte oluşan cleistothecium'lar kışı kurumuş bitki yapraklarında geçirirler. Havaların ısınmasıyla birlikte ilkbaharda ascus ve askosporları meydana getirerek primer enfeksiyonu sağlarlar. Ancak bu tarz fungusun kışlamasında önemli bir yol değildir. Genellikle primer enfeksiyonları sonbaharda enfeksiyona uğramış tahıl yapraklarında bulunan miseller meydana getirirler. Misellerden oluşan konidiler rüzgarla çevreye dağılarak sekonder enfeksiyonların meydana gelmesini sağlarlar. Konidilerin optimum çimlenme sıcaklığı 10 °C (0-35°C)' dir. Enfeksiyonlar için ise 15-20° C en uygun sıcaklıktır, inkübasyon süresi bir haftadır.

Zarar şekli, ekonomik önemi ve yayılışı

Yapraklarda önceleri nokta halinde beyaz-gri renkte püstüller halinde görülür, sonra esmerleşir.Uygun koşullarda püstüller birleşir yaprağı tamamen kaplayabildiği gibi, sap ve başak'a da intikal eder. Bitki üzerinde yüzeysel bir tabaka oluşturan misel örtüsü rüzgar, yağmur ve sürtünmelerle silinebilir. Hastalığa yakalanan bitkiler yatmaya daha elverişli olduğundan dolayı mahsul kaybına sebep oldukları gibi, nekrozlar meydana getirerek özümleme yüzeyini azaltmakla da verimin düşmesine sebep olur.

Konukçuları

 

Dünyanın tahıl yetiştiren tüm yörelerine yayılmış olan tahıl küllemesi bitki cinslerine göre spesialize olmuştur. Bu nedenle buğdaydaki E. graminis tritici sadece buğdaya özgüdür, diğer buğdaygil türlerini hastalandırmaz.

Fungus (E. graminis ) altı forma ayrılır. Ayrıca her formda birçok fizyolojik ırklara sahiptir.

  • Buğday türlerinde E. graminis tritici
  • Arpa türlerinde E. graminis hordei
  • Çavdar türlerinde E. graminis secalis
  • Yulaf türlerinde E. graminis avenea
  • Bromus türlerinde E. graminis bromi
  • Poa türlerinde E. graminis poae

Birçok yabani graminea üzerindeki formları ise henüz açıklık kazanmamıştır.

Mücadelesi

 

 Kültürel Önlemler

 

Hastalıkla mücadelede en güvenilir yol dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesidir. Nispi nemin yüksek olduğu yerlerde sık ekimden ve fazla azotlu gübre vermekten kaçınılmalıdır.

Kimyasal mücadele:

 

Hastalığa karşı etkili ilaçlar vardır. Ancak hastalık görüldüğü her tarlada ekonomik bir zarar oluşturmaz, bu nedenle ilaçlamadan önce uygulamanın ekonomikliği yönünden zarar meydana gelip gelmeyeceğine karar vermek gerekir.

İlaçlama zamanının tespiti:

 

Hastalık belirtileri görülmeye başlandığında veya bitki ve tarlada fazla bir yoğunluk kazanmadan ilaçlamaya başlanmalıdır.

Kullanılacak ilaçlar ve dozları için bitki koruma ürünlerine bakınız.

Kullanılacak alet ve makineler

 

İlaçlama yapılacak alanın büyüklüklerine göre sırt veya motorlu ilaçlama aletlerinden biri kullanılabilir.

İlaçlama Tekniği

 

İlaçlar önerilen dozlarda yaprakların alt ve üst yüzeylerinin kaplanmasını sağlayacak şekilde uygulanmalıdır. Hastalığı yoğunluk ve devam etme durumuna göre, pyrazophos ile yapılan ilaçlamalardan 1 hafta, diğerlerinde ise 15 gün sonra ikinci bir ilaçlama yapılmalıdır.

Uygulamanın değerlendirilmesi

 

Yapılan ilaçlamanın başarısının değerlendirilmesi için ilaçlama öncesi ( eğer ilaçlama külleme püstüllerinin tek tük görüldüğü bir zamanda yapılmışsa ilaçlama öncesi hastalık değerlendirilmesi yapılmayabilir.) ve sonrası hastalık değerlerine gereksinim vardır. İlaçlamadan 15-20 gün sonra ilaçlama yapılmış arpa ve buğday ekili tarlaların köşegenleri doğrultusunda yürünerek hastalığın tarlada homojen bir yayılma göstermesi durumunda 100, aksi halde bitkinin üstten 3. yaprağında aşağıdaki 0-4 skalasına göre yapraklardaki hastalık şiddeti saptanır.

0-4 Skalası

  • 0: Sağlam
  • 1: Yaprağın % 1’i püstüllerle kaplı
  • 2: Yaprağın %5’i püstüllerle kaplı
  • 3: Yaprağın %25’i püstüllerle kaplı
  • 4: Yaprağın %50’si püstüllerle kaplı

İlaçlama yapılan ve yapılmayan tarlalardaki hastalık yüzdeleri mukayese edilerek ilaçlamanın başarısı hakkında kanaate varılır. Ancak külleme hastalığının yüzeysel misel tabakası oluşturması nedeniyle rüzgar, yağış ve darbeler hastalık yüzdelerini azaltan faktörlerdir. Bu nedenle bazen böyle bir kıymetlendirme bizi yanıltabilir.

İlaçlamanın verime etkisini saptamada birçok faktörlerin elimine edilerek, bir model geliştirilmesi gereklidir. Sıhhatli bir netice vermemekle beraber ilaçlı ve ilaçsız parsellerden alınacak numunelerde 1000 dane ağırlıkları mukayese edilerek bir kanaate varmaya çalışılabilir. İlaçlamanın çevre üzerine olumsuz bir etkisine rastlanmamıştır.